YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3597
KARAR NO : 2009/1510
KARAR TARİHİ : 17.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
…
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’in işleteni, …’in sürücüsü olduğu aracın neden olduğu trafik kazasında yaralanan … …’in, müvekkili aleyhine açtığı dava sonucunda hükmedilen tazminatın, müvekkilince icra dosyasına ödendiğini, yapılan bu ödemenin zarar sorumluları olan davalılardan rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, 23.989,22 YTL asıl alacak ve 1.432,00 YTL işlemiş faiz üzerinden yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraf olmadıkları davada hükmedilen tazminatın talep edilemeyeceğini, ödenen tazminatın fahiş olduğunu, kusur oranının da doğru tespit edilmediğini, …’in aracını kazadan önce diğer davalıya sattığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, ceza yargılamasında belirlenen kusur oranına göre davalı araç sürücünsün 6/8 oranında kusurlu olduğu, tazminata ilişkin kesinleşen mahkeme ilamı uyarınca davacı tarafından hak sahibine ödenen tazminatın zarar sorumlusu olan davalılardan rücuan tahsilinin mümkün olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne icra takibine yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kazaya neden olan aracın KTK’nun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmayan satış sözleşmesinin geçersiz olmasına ve aynı yasanın 109/2 maddesi uyarınca zarar sorumlularının birbirleri aleyhine açacakları davalar için, yükümlülüklerini yerine getirdikleri tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş olup, zamanaşımı definin yerinde bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışına kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Türkiye … … … tarafından hak sahiplerine ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacı … …’nın icra dosyasına hak sahipleri için yaptığı ödemenin tamamının, davalı araç işleteni ve sürücüsünden rücuan tahsiline karar verilmiş ise de, dava dışı hak sahipleri tarafından … aleyhine açılan davada, davalılar taraf değildir. Bu nedenle anılan dosyada … … aleyhine hükmedilen tazminat tutarından, davalı araç sürücüsü ve işletenin de hiçbir inceleme yapılmaksızın sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle davalıların kusur ve zarar konusundaki savunmaları üzerinde durularak, kusur durumunun ve hak sahiplerine ödenmesi gereken tazminat tutarının belirlenmesi için uzman bilirkişi veya kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve aşağıda yazılı 15.60.-TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 60.00.-TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 17.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.