YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5183
KARAR NO : 2022/9548
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.10.2020 tarih ve 2018/376 E- 2020/611 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/80 E- 2021/562 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı banka arasında 19.03.2014 tarihli çek tevdi bordrosu başlıklı bir anlaşma imzalandığını, bu anlaşmaya göre müvekkilin davalı bankadan açılmış/açılacak krediler ile her ne sebeple olursa olsun davalı ile doğmuş veya doğacak borçlarına mahsup edilmek üzere çekler verildiğini, teminat sözleşmesine binaen bankaya teslim edilen çeklerden 5 adetinin bankaca tahsil edilmiş olduğunu, ancak müvekkilinin davalı bankadan kredi çekmediğini, kredi borcu bulunmadığını dolayısıyla davalı bankanın tahsil ettiği çek bedelini iade etmesi gerektiğini bu nedenle davalı hakkında icra takibine geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çeklerin dava dışı İsfat İnşaat San ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin kullanacağı kredilerin teminatı olarak verildiğini, son cirantanın İsfat…Ltd. Şti. olduğunu, dava dışı İsfat…Ltd.Şti.’ye kredi kullandırıldığını, kredi kullanan tarafından dava dayanağı çeklerin ciro ve temlik edilmek sureti ile müvekkil bankaya ibraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 19/03/2014 tarihli çek tevdi bordrosu ile o tarihte son cirantaları davacı … Ltd. Şti. olan çeklerin bankaya verildiği, kambiyo senetlerinin temlik, rehin veya tahsil cirosu ile devredilebileceği, yetkili hamil ve son ciranta olan davacının dava konusu çekleri bankaya teslim etmiş olduğu, bankanın da çekleri tahsil amacıyla teslim aldığı bu nedenle bankanın tahsil ettiği çek bedellerini davacı şirkete iade etmesi gerektiği, TTK’nın 688/1. maddesine göre tahsil cirosu ile çeki devralan bankanın artık temlik cirosu ile bu çekleri devredemeyeceğinden dava dışı İsfat…Ltd. Şti’ye devretmesi ve sonra ondan teminat amaçlı olarak almasının davacıyı bağlamayacağı, davacının onayı olmadan bu çeklerin İsfat…Ltd. Şti. için kullanmasının mümkün bulunmadığı, bu nedenle 19.03.2014 tarihli çek tevdi bordrosu ile teslim edilen çeklerden tahsil edilen toplam 280.000.-TL’nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 280.000.-TL üzerinden devamına, bu alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, %20 icra inkar tazminatı olan 56.000.- TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi’nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 15.095,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.