Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5294 E. 2009/4270 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5294
KARAR NO : 2009/4270
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi olan oğulları ….’ın sevk ve idaresindeki araca, davalıların sörücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarparak ölümüne neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.500-YTL maddi, herbir davacı için 4.000’er YTL olmak üzere 8.000-YTL manevi tazminatın, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, davacılar mürisinin olayda %65 oranında kusurlu olduğunu, davacılara ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin ibra edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ….hakkındaki dava takipsiz bırakıldığından işlemden kaldırılmıştır.
Mahkemece, davalı….hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasının HUMK’nun 409/son maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına; davalı … Sigorta A.Ş. hakkındaki manevi tazminat davasının manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamı dışında bulunması nedeniyle reddine; davalı … Sigorta A.Ş. aleyhinde açılan maddi tazminat davasının da ödeme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2-Dava, 2918 sayılı KTK kapsamında, trafik kazasında meydana gelen ölüm nedenine dayalı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacılara tazminat ödediklerini ve ibraname aldıklarını savunmuş olup, bu savunma, 2918 sayılı KTK’nun 111. ve BK’nun 21. maddesi kapsamında tartışılıp değerlendirilmemiştir. Maddi tazminata yönelik olarak davacı tarafça ileri sürülen taleplerin değerledirilmesinde KTK’nun 111/2. maddesi gözönünde alınmalıdır. Bu maddede tazminat miktarlarına ilişkin olup, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceği düzenlenmiştir.
Davacılar 18.08.2004 tarihinde sigorta şirketinden toplam 4.318-TL almakla, davalının poliçeden doğan sorumluluğunu ibra etmişlerse de, 22.08.2004 tarihli ihtarname ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla sigortanın ibra edildiğini belirterek, 25.06.2005 tarihinde açtıkları bu davada, kazadan doğan maddi zararlarının fazla olduğunu ileri sürerek bunun tazminini talep etmişlerdir. Buna göre mahkemece, davacıların delilleri toplanarak kazadan dolayı uğranılan maddi zararın miktarı, niteliği ve kusur oranına göre ibraname karşılığı alınan bedelin KTK’nun 111/2. maddesi uyarınca yetersiz veya fahiş olup olmadığının bilirkişi incelemesi de yaptırılarak belirlenmesi gerekirken, araştırılmayan ibranameye dayalı olarak davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.