YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5606
KARAR NO : 2009/1461
KARAR TARİHİ : 16.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının kasko sigortalı aracında oluşan hasar nedeni ile yaptığı ödemenin rücuan tahsili amacıyla yaptıkları 52.103,71 YTL lik icra takibine, davalıların itiraz ederek takibi durdurduklarını açıklayıp, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesiyle, kazanın olduğu yer ve davalı …’in de ikametgahı itibarıyla, Narman Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu,kusur oranını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; yetkili mahkeme Narman Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan, dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden doğan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 9/1 ve 2.maddesinde; “Her dava, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Kanunu Medenisi gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görülür. Davalının ikametgahı belli değilse, davaya Türkiye’de son defa oturduğu yer mahkemesinde bakılır.
Davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılır. Şu kadar ki, kanunda dava se-
bebine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belli edilmiş ise, davaya o mahkemede bakılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Yine, Aynı Yasanın 21. maddesinde ise;“Haksız bir fiilden mütevellit dava o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabilir.” Hükmü yer almaktadır.
Öte yandan; TTK.nun 1301 nci maddesi hükmü gereğince …, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve bu sebeple sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur.Bu halefiyet ilkesi gereğince sigortalı, zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise, kasko sigortacısının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; kural olarak, bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgah mahkemesinde açılabileceği gibi (HUMK.9/2), haksız fiilin vukuu bulduğu yer mahkemesinde de (HUMK 21) açılabilir.
Bir dava için, birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçim hakkı davalılara geçer. Yargıtay’ın kararlılık gösteren uygulamaları da bu şekildedir.
Somut olayda; dava, davalılardan biri olan… İnş. Tic. AŞ’nin ikametgahı mahkemesinde açılmıştır.
Bu durumda, dava, usul hükümleri uyarınca yetkili mahkemede açıldığına göre, davalıların yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.