Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13968 E. 2023/133 K. 13.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13968
KARAR NO : 2023/133
KARAR TARİHİ : 13.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : İtirazın reddine

Silahla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2010 tarihli ve 2010/28 değişik iş sayılı içtima kararı ile 10 yıl 12 ay 40 gün hapis cezasına hükümlü …’ın, iş bu cezasının infazı sırasında, Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2014/1537 değişik iş sayılı kararı ile 25.12.2014 tarihinden itibaren şartla tahliye edilmesini müteakip adı geçen hükümlünün denetim süresi içerisinde 17.12.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/450 Karar sayılı kararıyla 2 ay hapis cezası ile cezalandırıldığının ve bu kararın 16.06.2020 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, koşullu salıverilme kararının geri alınmasına ve 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca denetim süresinde işlediği suçun cezası olan 2 ay hapis cezasının iki katı olan 120 günlük sürenin aynen çektirilmesine dair Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2007/263 Esas, 2008/233 Karar sayılı ek kararına yapılan itirazın reddine dair kesin nitelikteki Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/347 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 94660652-105-19-25605-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve 2022/133651 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve 2022/133651 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Hükümlü hakkında Niğde Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.11.2014 tarihli ve 2014/6789 sayılı müddetname ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/2. maddesi gereği 1/3 indirim uygulanarak infaz rejiminin belirlendiği, hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 25.12.2014, bihakkın tahliye tarihinin 05.09.2018 olarak belirtildiği,
Hükümlü hakkındaki suçlarından Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin 08.01.2010 tarihli ve 2010/28 değişik iş sayılı içtima kararı ile 10 yıl 12 ay 40 gün hapis cezasına hükmedildiği, içtimaya dahil edilen suçların tarihinin 18.07.2007 olduğu,
Hükümlünün şartla tahliye tarihinden sonra 17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 6 ncı maddesinin ise “1.7.2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini

savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104, 105), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun’u kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanun’un;
a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre “iki yıl”,
b) 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı” olarak uygulanır.” şeklinde düzenlendiği,
Bu düzenlemelere göre, hükümlünün koşullu salıverilme tarihi değişmeksizin ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre ve buna bağlı olarak koşullu salıverilme kapsamında uygulanacak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, bu haliyle, hükümlünün şartla tahliye edilmesi sonrasında tabi olacağı denetim süresinin, şartla tahliye tarihinden başlamak üzere hükümlünün cezaevinde 1/2 oranı üzerinden yapılan indirime göre geçirmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı, 10 yıl 12 ay 40 gün hapis cezasına hükümlünün 1/2 indirim üzerinden cezaevinde geçirmesi gereken sürenin 5 yıl 6 ay 20 gün olduğu, bu sürenin de yarısının 2 yıl 9 ay 10 gün olduğu, elde edilen bu süre hükümlünün şartla tahliye tarihi olan 25.12.2014 tarihine eklendiğinde 05.10.2017 tarihinin denetim süresi sonu olduğu,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7/3. maddesinin “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesiyle değişik 107/13. maddesinde yer alan “Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.” şeklindeki düzenlemeler de nazara alındığında,
Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, koşullu salıverilmesini müteakip birden çok suç işlediği,
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2020/76 Esas sayılı kararına konu 2 yıl 6 ay hapis cezasının 2 katı olan 4 yıl 12 aylık sürenin suç tarihi olan 10.01.2017 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda 05.09.2018 olan hakederek tahliye tarihini geçtiği, bu nedenle 10.01.2017 ile 05.09.2018 tarihleri arasındaki sürenin (603 gün) aynen infazına karar verilmesi gerekeceği,

Niğde 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2017/209 Esas sayılı kararına konu 5 ay hapis cezasının 2 katı olan 10 aylık sürenin (300 gün) suç tarihi olan 06.11.2016 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda 02.09.2017 tarihinde sona erdiği, bihakkın tahliye tarihini geçmediği,
06.11.2016 ile 02.09.2017 tarihleri arasındaki 300 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesi gerekeceği,
Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/683 Esas sayılı kararına konu 7 ay 15 gün ve 7 ay 15 gün hapis cezasının toplamı 14 ay 30 günün 2 katı olan 28 ay 60 gün sürenin (900 gün) suç tarihi olan 28.02.2016 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda 16/08/2018 tarihinde sona erdiği, bihakkın tahliye tarihini geçmediği, 28.02.2016 ile 16.08.2018 tarihleri arasındaki 900 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesi gerekeceği,
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/100 Esas sayılı kararına konu 2 ay hapis cezasının 2 katı olan 4 aylık sürenin (120 gün) suç tarihi olan 17.12.2015 tarihinden itibaren aynen infazına karar verilmesi durumunda 15.04.2016 tarihinde sona erdiği, bihakkın tahliye tarihini geçmediği, 17.12.2015 ile 15.04.2016 tarihleri arasındaki 120 günlük sürenin, toplamda 1923 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesi gerekeceği,
7242 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü aleyhine olduğu ve koşullu salıverildikten sonra denetim süresi içerisinde birden çok suç işlediği anlaşılan hükümlünün değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’a göre koşullu salıverilmesinin geri alınarak denetim süresi içinde ilk işlediği suç tarihi olan 17.12.2015 tarihi ile 05.09.2018 tarihi arasındaki 992 günlük sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği, aksi halde 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda yapılan değişiklik sonrası düzenleme gereği denetim süresi içerisinde işlenen birden çok suçtan mahkum olunan bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde hesaplanan toplam 1923 günlük sürenin ceza infaz kurumunda aynen infazına karar verilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu durumun sanık aleyhine olduğu, 7242 sayılı Kanun’dan evvelki düzenlemenin hükümlünün lehine olduğu gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanunu’nun 309 uncu maddesine göre;
“(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar şeklinde belirlenmiştir.”

Somut olayda;
Silahla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, Çorum Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2010 tarihli ve 2010/28 değişik iş sayılı içtima kararı ile 10 yıl 12 ay 40 gün hapis cezasına hükümlü …’ın, bu cezasının infazı sırasında, 25.12.2014 tarihinden itibaren şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihinin 05.09.2018 olarak belirlendiği, şartla tahliye edilen hükümlünün bihakkın tahliye tarihinden önce denetim süresi içerisinde; 17.12.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle 2 ay hapis, 06.11.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle 5 ay hapis, 28.02.2016 tarihinde işlediği iki ayrı kasıtlı suç nedeniyle 14 ay 30 gün, 10.01.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan;
“Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;
a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,
b) (Değişik:25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.”
Şeklindeki düzenleme dikkate alınarak yapılan hesaplamada hükümlü hakkında 1923 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği, 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da (5275 sayılı Kanun) yapılan değişiklik sonrası durumun hükümlü aleyhine olduğu ve koşullu salıverildikten sonra denetim süresi içerisinde birden çok suç işlediği anlaşılan hükümlünün, değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun’a göre koşullu salıverilmesinin geri alınarak denetim süresi içinde ilk işlediği suç tarihi olan 17.12.2015 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 05.09.2018 tarihi arasındaki 992 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesinin hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/347 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2023 tarihinde karar verildi.