YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5181
KARAR NO : 2023/301
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkındaki bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.01.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Kırşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir
3. Kırşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı ve Maliye Hazinesi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.06.2019 tarihli ve 2019/11857 Esas, 2019/8576 Karar sayılı kararı ile
a. Sanıklar … … ve … … hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık … …’ın hükümden sonra 28.10.2018 tarihinde sanık … …’ın hükümden sonra 24.05.2019 tarihinde vefat ettiğinin belirtilmesi karşısında; bu husus araştırılarak, 5237 sayılı TCK.nın 64. maddesi gereğince hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve şikayetçi Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
b. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Hazine’nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK.nın 260 ıncı maddenin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikayetçi Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hükümler kurulması suretiyle CMK.nın 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Kırşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir
5. Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli kararının Maliye Hazinesi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/2996 Esas, 2020/20247 Karar sayılı kararı ile
(a) Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 28.09.2020 tarihinde öldüğünün belirtilmesi karşısında; bu husus araştırılarak, hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK.nın 64. ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
(b) Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
(aa) Bozma ilamı sonrasında; sanık …’e duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip duruşmadan haberdar edilmeden hüküm kurulması suretiyle 1412 sayılı CMUK.nın 326/2 maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
(bb) Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 15.05.2015 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre … köyü 522 nolu mera parseli ile … köyü 575 nolu mera parsellerine tecavüzlerin belirlendiği ancak bu tecavüzleri kimlerin yaptığına ilişkin tespit yapılmadığı anlaşılmakla, … köyü 522 nolu mera parselinin tapu kaydı dosya arasına alınarak mahkemece mahallinde teknik ve mahalli bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılarak suça konu taşınmazları fiilen kullanan kişilerin tespit edilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Kırşehir 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi dosya kapsamında sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmasına karşın beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup eksik incelemeyle karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay,sanıkların … köyü 522 ve 574 numaralı mera parsellerine tecavüz ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. Kırşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada teknik bilirkişiden 20.10.2013 tarihinde rapor alınmış,raporda … köyü 522 numaralı mera parseline … köyü 214 ve 215 numaralı parselin 1105 metrekare, 216 numaralı parselin 1300 metrekare, 519 numaralı parselin 3554 metrekare, 517 numaralı parselin 780 metrekare, 518 numaralı parselin 2212 metrekare, parsel numarası bulunmayan taşınmazı kullanan … …’un 3040 metrekare tecavüz ettiği, … köyünde bulunan 575 numaralı mera parseline ise 1 numaralı parselin 1310 metrekare tecavüz ettiği bildirilmiştir.
3. Tapu kayıtları dosya arasına alınmış 575 ve 522 numaralı parsellerin mera olarak kayıtlı oldukları anlaşılmıştır.
4. Mahkemece keşif yapılmış teknik bilirkişi raporunda … köyü 522 numaralı mera parseline 214 ve 215 numaralı parsellerin bütün olarak kullanılıp 532 metrekare yola 573 metrekare meraya tecavüz ettiği,
216 numaralı parselin 447 metrekare ve 853 metrekare toplamda 1300 metrekare,
519 numaralı parselin 1867 metrekare ve 1675 metrekare toplamda 3572 metrekare,
517 numaralı parselin 780 metrekare,
518 numaralı parselin 2212 metrekare,
… … tarafından 3040 metrekare,
… köyü 575 numaralı mera parseline 1 numaralı parselin 1310 metrekare tecavüz ettiği belirlenmiştir.
… bilirkişisi raporunda taşınmazlarda … tarım yapıldığını ve keşif tarihinde ekili olduklarını belirlemiştir.
5. Mahkemece bozma üzerine yeniden keşif yapılmış dinlenen mahalli bilirkişiler bahsi geçen sanıklardan 575 ve 522 numaralı mera parseline tecavüzü olan yoktur, bildiğimiz kadarıyla sanıkların bu civarda tapulu taşınmazları yoktur şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece yapılan 08.05.2015 tarihli keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporunda, suça konu … köyü 522 numaralı mera parseline ve … köyü 575 numaralı mera parseline tecavüzlerin belirlendiği ancak tecavüzleri yapanların tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında dairemizce tecavüzleri yapanların tespit edilmesine yönelik bozma kararına karşın, mahkemece meralara tecavüz eden taşınmazları suç tarihinde fiilen kimlerin kullandığına ilişkin tespit yapılmadan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına dayanılarak bozma ilamı gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 … ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 … ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer … “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2022 tarihli kararına yönelik katılan Maliye Hazinesi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2023 tarihinde karar verildi.