Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3002 E. 2009/5415 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3002
KARAR NO : 2009/5415
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Hür Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteği …’nin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile davacı … için 10.948,94 YTL, davacı … için 18.441,25 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ile 150,00 YTL cenaze giderinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, manevi tazminat istemlerini … bırakmışlardır.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı Hür Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin kanıtlanan maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğu, davacıların destekten yoksun kaldıkları gerekçesi ile, manevi tazminat istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için 10.948,94 YTL, davacı … için 18.441,25 YTL destekten yoksun kalma tazminatı ile 150,00 YTL cenaze giderinin destekten yoksun kalma tazminatı için rapor tarihinden itibaren, cenaze gideri için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı Hür Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.nun 275. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, konusunda uzman olduğu bilinmeyen trafik polizs memurundan alınan kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ayrıca, alınan rapor, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile çelişkili olup, davalı tarafın rapora itirazı da dikkate alınmadan karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; ceza dosyası getirtilerek, burada saptanan maddi olgular da değerlendirilmek suretiyle İsanbul Teknik Üniversitesi makine-trafik kürsüsünden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de, destekten yoksun kalma tazminat tutarını belirleyen ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda müteveffanın gelirinin, lise öğrenimine devam ettiği gerekçesi ile asgari ücretin iki katı düzeyinde olacağı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, desteğin gelirinin kanıtlanamaması halinde asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü gerekir. O halde, farazi desteğin olası gelirinin, içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar, okuldaki başarı durumu, anne- babası ve kardeşlerinin eğitim durumu, yaşadığı çevre ile birlikte, üniversite öğrenimi görüp göremeyeceği değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Yine kabule göre, davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. TTK.nun 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut
uyuşmazlıkta, davalı sigorta şirketi tazminat talebinin tamamı yönünden dava açılmadan önce temerrüde düşürülmemiş olup, artık, dava dilekçesinde talep edilen tazminat tutarı yönünden dava tarihinde, ıslah ile artırılan tazminat tutarı yönünden ise ıslah tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek hüküm kurulması da doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Hür Sigorta A.Ş yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Hür Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 15.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.