Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6561 E. 2022/8435 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6561
KARAR NO : 2022/8435
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :…BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.05.2021 tarih ve 2021/659 E. – 2021/752 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TPMK vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; …’ nun, 2004 tarihinde davacı tarafından ufak çaplı bir ritm projesi olarak kurulduğunu, kısa sürede bilinirliğini artırarak yüksek enerjisi ve dinamik performanslarıyla adından söz ettiren bir topluluk haline geldiğini, 13 yılı aşkın sürede sayısız müzisyene ev sahipliği yapan ekibin bugün 35 aktif üyesiyle ülkemizin büyük ve başarılı samba ritm topluluğu olduğunu, davalı gerçek kişinin de aynı ibarenin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan birbirinin aynısı olduğunu, farklılığın ortalama tüketici tarafından ayırt edilebilmesinin imkansız bulunduğunu, tescil talebinde bulunulan malların kendi markalarına ait hizmetler ile benzer ve ilişkili olduğunu, davalının, müvekkilinin haklı olarak elde ettiği ünden, 2004 yılından günümüze tanıtmış bulunduğu markasından haksız istifade etme olanağına kavuşacağını, müvekkili adına tescilli markaya ilişkin olarak davalı şahsın İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde müvekkiline karşı “…” ibareli markanın hükümsüzlüğü talepli dava açtığını, bu davanın reddedilmesi olasılığına karşılık da müvekkili adına tescilli markayı kullanabilmek için aynı ibare ile tescil talebinde bulunduğunu, tescil talebinin kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkili ile beraber etkinliklerde yer aldığı “…” ibareli müzik grubundan, kendi yarattığı huzursuzluk sebebi ile ayrıldıktan sonra kurmuş olduğu yeni grupta-İstanbul School of Samba adlı grup- müzik faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili ile aynı sektörde aynı tür müzik yapan bir grup ile etkinlik ve faaliyetlerde bulunduğunu, davacı adına tescilli “…” markasını kendi yönettiği “carnavalturco.com” alan adlı internet sitesinde hukuka aykırı şekilde kullandığını ileri sürerek YİDK’in 2017-M-2138 sayılı kararının iptalini, tescili halinde başvuru markasının hükümsüzlüğünü, müvekkili adına 41. ve 35. sınıflarda tescilli bulunan “…” ibareli markanın, davaya konu 15. ve 25. sınıfta davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı … vekili; davalı başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetlerle davacı markasının kapsamındaki mal/hizmetlerin farklı olduklarını, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, “…” markasının gerçek hak sahibinin davalı olup davacının, davalının bilgi ve onayı olmaksızın kötüniyetli olarak işbu markayı kendine adına tescil ettirdiğini, davacı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemi ile dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile davacının itirazına mesnet markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerin farklı olduklarını, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı ile davalı gerçek kişinin birlikte bir süre davaya konu “…” ibaresini ve özgün logosunu kullanarak müzik organizasyonu faaliyetleri icra ettikleri, bu suretle aralarında adi ortaklık niteliğinde bir ilişki bulunduğu, dava konusu ibare ve özgün logo üzerinde birlikte hak sahibi oldukları, bu manada ortaklardan herhangi birinin diğer ortaktan habersiz bir şekilde, hangi sınıfta olursa olsun, dava konusu özgün ibare ve logoyu kendi adına marka olarak tescilinin kötü niyetli bir tescil olduğu, kötü niyetli tescil edilen markanın, kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK’ nın 30.03.2017 tarih 2017-M-2138 sayılı kararının iptaline, davalı … adına tescilli 2015/86147 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPMK’dan alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.