Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8276 E. 2023/242 K. 02.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8276
KARAR NO : 2023/242
KARAR TARİHİ : 02.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli ve 2020/286 Esas, 2021/120 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/2621 Esas, 2021/2490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası (i), (e) bendleri yollaması ile aynı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/414 Esas, 2021/519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/1276 Esas, 2022/1196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan … vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın beraat etmesi gerektiğine, sübuta,
2. Meşru savunmanın varlığına,
3. Haksız tahrikin derecesine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde 21.17 sıralarında maktulün ölmeden önce kullanmış olduğu 0535 6810739 numaralı hattan 156’yı aradığı, nitekim ses kaydının sanığın kardeşi olan katılan …’e dinlettirildiği ve ses kaydında konuşan şahsın kardeşi olduğunu belirttiği, maktulun Jandarma personeline ”Akvilla sitesi önünde olduğunu, karımla tartışıyoruz morallerimiz bozuk, alkol aldık kavga ediyoruz, kurtarırsanız siz kurtarırsınız yapcak bir şey yok” dediği, adının … olduğunu belirttiği, ses kayıtları dikkate alındığında maktulun zorlukla konuşabildiğinin anlaşıldığı, söz konusu konuşma üzerine olay yerine devriye ekibinin sevk edildiği, 21:40 sıralarında maktulün olay yerinde … plakalı aracın yaklaşık 10 metre gerisinde ölü olarak görevlilerce bulunduğu, aracın maktule ait olduğu, söz konusu aracın da farlarının açık ve dört lastiğinin de inik olduğunun görüldüğü, maktulun göğsünden, sol koltuk altından ve sırtından olmak üzere üç kez bıçaklandığı, söz konusu yaraların her birinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu, maktulun ölümünün kesici delici alet yaralanması sonucu iç organ (akciğer, dalak, diafragma, mezenter), büyük damar (pulmoner ven) ve iç kanama (hemotoraks ve hemoperitoneum) sonucu meydana geldiğinin anlaşıldığı, sanığın olaydan bir saat kadar sonra teslim olduğu,

Dosya kapsamında alınan beyanlardan anlaşılacağı üzere sanık ile maktulun uzun süredir birlikteliklerinin bulunduğu, sanığın olay günü maktul ile Güzelçamlı sahiline gittikleri, burada maktulün alkol aldığı, akabinde birlikte tanık …’ın evine gittikleri, maktul ile tanık …’ın iki saat boyunca bu evde alkol aldıkları, maktul ile sanık arasında tanığın evinde iken tartışma çıktığı, nitekim bu hususun tanık …’ın aşamalarda alınan beyanı ile sabit olduğu, tartışma üzerine sanığın evden çıktığı, maktulün de peşinden gittiği, maktulün ölü olarak bulunduğu yerde maktulun sanığa yetiştiği, aralarında tartışmanın devam ettiği akabinde tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga esnasında sanığın tanık …’de olaydan sonra ele geçen bıçak ile maktulü ATK raporundan anlaşılacağı üzere üç kez bıçakladığı ve maktulun ölmediğini düşünerek kendisini takip etmemesi amacıyla maktule ait … plaka sayılı aracın lastiklerini keserek patlattığı ardından suçta kullanılan bıçağı da yanına alarak olay yerinden uzaklaştığı, tanık …’i aradığı ve tanık …’in evine gittiği, maktulün ise sanığın kendisini bıçaklaması nedeniyle vefat ettiği, sanığın bu suretle üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediği sabit olduğundan sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Haksız tahrik yönünden; sanık savunmasında maktulün kendisini darp ettiğini beyan ettiği, maktulün de sanığı darp ettiğinin sanığın beyanı ve sanığın beyanını destekleyen adlî raporu ile sabit olduğu ancak sanığın raporundan anlaşılacağı üzere basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, sanığın belirttiği şekilde maktulün ağır bir şekilde kendisini yaralamadığı, sanığın “Bana tecavüz etmeye çalıştı, kafamı yerden yere vurdu.” şeklindeki beyanlarının meşru müdafaa hükümlerinden yararlanma ve haksız tahrik indirimden daha fazla yararlanmaya yönelik soyut beyanlar olduğu, bu nedenle itibar edilmediği ancak sanığın da maktul tarafından darp edildiği ve kavgayı ilk olarak kim tarafından başlatıldığına dair tarafsız herhangi bir tanık bulunmaması karşısında sanık hakkında, haksız tahrik indirimi uygulanmış ve sanıkta meydana gelen yaralamanın niteliği değerlendirilerek sanığın cezasından asgarî düzeyde indirim yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Tanıklar G.Ç., G.D. beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Bıçak tetkiki ve parmak ve avuç izi incelemesini içerir uzmanlık raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Ses kaydı çözüm tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Kesin ölüm sebebini belirten Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Grup Başkanlığı tarafından tanzim olunan 02.10.2020 tarihli otopsi raporunda;
“Kesici delici alet yaraları numaralandırılarak incelendi:
Göğüste sternumun sağında 2-3.kosta hizasında, üst kenarı dar, alt kenarı geniş açılı, düzgün kenarlı 2×1 cm’lik kesici delici alet yaralanması,
Göğüste sol ön aksiller hat ile 4. İnterkostal aralık kesişiminde, areolanın 5,5 cm lateralinde üst ucu dar, alt ucu geniş açılı düzgün kenarlı 2,5×1,5 cm’lik kesici delici alet yaralanması,
Sol torakolomber bölge posterolateral yüzde arka aksiller hat ile 9-10.kosta kesişiminde, üst kenarı dar, alt kenarı geniş açılı, düzgün kenarlı 2×0,6 cm kesici delici alet yaralanması gözlendi.
SONUÇ:
15.03.2020 tarihinde kesici delici alet yaralanması sonrası öldüğü bildirilen … oğlu Nilver’den olma, 23.03.1974 Wolfenbüttel Almanya doğumlu …’ın cesedine 16.03.2020 tarihinde, Adlî Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nce yapılan otopsisinden ve tetkiklerden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgular dikkate alındığında;
1. Kimya İhtisas Dairesinin raporunda; 6.1)-Kanda; a-Alkol (Ethanol, Methanol) aranmış olup; (220)mg/dl Ethanol bulunduğunu, Methanol bulunmadığını, b-Sistematiğimizdeki (Ek1) ve (Ek2) maddeler aranmış olup; bulunmadığını, 6.2)-İdrarda; Sistematiğimizdeki (Ek1) ve (Ek2) maddeler

aranmış olup; bulunmadığını, 6.3)-Göz içi sıvısında; Alkol(Ethanol,Methanol) aranmış olup; (211) mg/dl Ethanol bulunduğunu, Methanol bulunmadığı,
2. Biyoloji İhtisas Dairesinin raporunda; DNA incelemeleri tamamlanan 2020/597 otopsi no.lu …’den alındığı bildirilen 2 adet sağ el ve 3 adet sol el olmak üzere toplam 4 adet tırnak parçası (Tarafımızca 1-4, 1-5, 1-6, 1-9, 1-10 olarak numaralandırılmış örneklerden 2020/597 otopsi no.lu …’e ait erkek cinsiyet karakterli DNA profili tespit edildiği, DNA incelemeleri tamamlanan 2020/597 otopsi no.lu …’den alındığı bildirilen 2 adet sağ el ve 2 adet sol el olmak üzere toplam 5 adet tırnak parçası (Tarafımızca 1-1, 1-2, 1-7, 1-8 olarak numaralandırılmış örneklerden birden fazla şahsa ait dna profili bir arada karışık olarak elde edildiği, Söz konusu karışık DNA profilinin, 2020/597 otopsi no.lu …’in DNA profilini içerdiği tespit edildiği, DNA incelemesi tamamlanan 2020/597 otopsi no.lu …’den alındığı bildirilen 1 adet sağ el tırnak parçası (Tarafımızca 1-3 olarak numaralandırılmış örnek) örneklerinde numunenin içerdiği, DNA miktarının azlığı, oransızlığı veya bütünlüğünü kaybetmiş olmasından kaynaklanabilecek sebeplerden dolayı mukayeseye uygun ve yeterli nitelikte dna profili elde edilemediği, bu nedenle karşılaştırma yapılamadığı,
3. Kişinin vücudunda 3 (üç) adet kesici-delici alet yarası mevcut olup yaraların her birinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu,
4. Kesici delici alet yaraları cilt bulgularına göre; ika edilen aletin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt vasıflı olduğu,
5. Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanması sonucu iç organ (akciğer, dalak, diafragma, mezenter), büyük damar (pulmoner ven) ve iç kanama (hemotoraks ve hemoperitoneum) sonucu meydana geldiği kanaatini bildirir rapordur.”
Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
Haksız Tahrik Yönünden
Olaylar olgular bölümü (A) bendinde ayrıntısına yer verildiği gibi sanığın da maktul tarafından darp edildiği ve kavgayı ilk olarak kim tarafından başlatıldığına dair tarafsız herhangi bir tanık bulunmaması karşısında sanık hakkında, haksız tahrik indirimi uygulanmış ve sanıkta meydana gelen yaralamanın niteliği değerlendirilerek sanığın cezasından asgarî düzeyde indirim yapıldığı anlaşılmakla sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat ve Sübut Yönünden
Sanık savcılık, sorgu ve mahkeme aşamasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek maktulü bıçaklamadığını beyan etse de sanığın soruşturma aşamasında kollukta açıkça sanığı bıçakladığını beyan etmesi, … ile yapmış olduğu görüşmelerde de açıkça “Katil oldum galiba yardım et, ben katil oldum galiba, bıçakladım, üç dört yerinden bıçakladım!” şeklinde belirtmesi karşısında sanığın suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir.

Somut olayda sanığın bıçak ile birden fazla kez öldürücü bölgeye hamle yapması, sanığı birden fazla kez öldürücü bölgeden yaralaması, olayda kullanılan bıçağın sanığın hedef aldığı bölgeler dikkate alındığında öldürmeye elverişli olması dikkate alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilmiş, tanık beyanları ve maktul hakkındaki düzenlenen adlî rapor karşısında sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma Yönünden
Her ne kadar sanık müdafii, sanığın kendisine yönelen saldırıyı defetmek amacıyla atılı suçu işlediğini savunmuş ve sanık savunmasında sanığın kendisini darp ettiğini beyan ettiği, maktulün de sanığı darp ettiğinin sanığın beyanı ve sanığın beyanını destekleyen adlî raporu ile sabit olduğu ancak sanığın raporundan anlaşılacağı üzere BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığı, sanığın belirttiği şekilde maktulün ağır bir şekilde kendisini yaralamadığı, sanığın “Bana tecavüz etmeye çalıştı, kafamı yerden yere vurdu.” şeklindeki beyanlarının soyut beyanlar olduğu, olayı gören bir tanığın bulunmadığı değerlendirildiğinde meşru savunma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Haksız Tahrikin Derecesi Yönünden
Sanığın maktul tarafından darp edildiği, basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, kavgayı ilk olarak kim tarafından başlatıldığına dair tarafsız herhangi bir tanık bulunmaması karşısında sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanmış, sanıkta meydana gelen yaralamanın niteliği değerlendirilerek sanığın cezasından asgarî oranda indirim yapıldığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2022/1276 Esas, 2022/1196 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2023 tarihinde karar verildi.