YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/449
KARAR NO : 2023/49
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini
gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 … maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 … maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 … maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay
hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz etmiş, gerekçeli kararın tebliği üzerine gerekçeli temyiz dilekçesi verilmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, eşi olan şikayetçinin kimlik bilgileri ile bankaya başvurarak şikayetçi adına sahte kredi kartı temin ettiği iddiasına ilişkindir.
2. İstanbul Polis Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlen 22.05.2012 tarihli raporda: ” kredi kartı üyelik sözleşmesindeki el yazıları ve imzalar ile …’a ait mukayese imza ve yazıları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikleri yönünden ilgi ve irtibat tespit edilemediği ” bildirilmiştir.
3. Grafoloji ve sahtecilik uzmanı … … tarafından düzenlenen 02.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda; ” kredi kartı sözleşmesindeki ek … hamili adına atılan imzanın sanık …’un … mahsulü olduğu, mağdur … adına atılan imzanın basit tersimli olması nedeniyle atan şahsın grafolojik özelliklerini taşımadığından aidiyetinin tespit edilemediği, el yazıları ile yazılan yazılar ile sanık …’un yazıları arasında benzerlik bulunduğunun ancak bu konuda kesin bir tespit yapılamadığı ” bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin ikinci fıkrasında; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu, aynı bankaya ait birden fazla … ile veya bir … ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenen cezadan aynı Kanunun 43 ncü maddesinin birinci fıkrası ile artırım yapılması gerektiği cihetle;
5271 sayılı Kanun’un 225 … maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği; iddianamedeki anlatıma göre, sanık hakkında; sahte kredi kartları üretmek suçundan kamu davası açıldığı, ancak sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrasının gösterildiği ”sahte olarak üretilen kredi kartının kullanılmasına” ilişkin sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlanmasını ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçtan 5271 sayılı Kanun’un 170 … maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, mahkemenin kabulünün sahte kredi kartları üretmek suçuna ilişkin olmasına rağmen sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hüküm kurulduğu anlaşılmakla; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmeden aynı Kanun’un 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Mahkemece iddianamede gösterilen fiil ile sınırlı olarak hüküm kurulduğu, sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçuna ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık … hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Banu Öymen (Öğmen) hakkında sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin üçüncü fıkrası ve sahte kredi kartı üretme veya bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 245 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Ancak;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.