YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10923
KARAR NO : 2023/52
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2015 tarihli ve 2015/51829 soruşturma no’lu iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 inci maddesinin birinci fıkrası, 141 inci maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Çocuk Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/570 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 141 inci maddesinin birinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 inci maddesi ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2021/4444 Esas, 2021/7246 Karar sayılı kararı ile;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; UYAP kayıtlarına göre güneşin … ilinde olay günü saat 17.24’te battığı, olay tarihinde yaz saati uygulamasının varlığı da dikkate alındığında gece vaktinin 19.24’te başlayacağı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun eylemini gece vakti sayılan zaman dilimi olan 21.00 sıralarında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA,”
Karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 2. Çocuk Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/165 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanunun 141 inci maddesi, 143 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 inci maddesi ve 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği ancak 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle hükmün 4000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ NEDENLERİ
1. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suç vasfı yönünden daha ağır cezaya hükmolunduğundan, suça sürüklenen çocuğa aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi, 143 üncü maddesi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.04.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, ikinci mahkûmiyet kararının verildiği 29.09.2021 tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 2. Çocuk Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2021/165 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.