YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6599
KARAR NO : 2023/943
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen … Bakanlığının, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden ise hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2012 tarihli ve 2011/141 Esas, 2012/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ele geçirilen kaçak alkollü içkiler ile sigaralar açısından 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’un sekizinci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci ve devamı maddeleri uyarınca hapis cezasının ertelenmesine, ele geçirilen kaçak çaylar yönünden ise 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2012 tarihli ve 2011/141 Esas, 2012/333 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01.06.2015 tarihli ve 2015/13633 Esas, 2015/17143 Karar sayılı ilâmıyla;
“Dairemizin 16/02/2015 gün ve 2014/9374 Esas, 2015/10441 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29/04/2015 gün ve KD-2012/145876 Temyiz sayılı itiraz yazısı ile Dairemiz kararının kaldırılarak sanığın yurt dışından gelip gelmediği araştırılarak, girişinin bulunması halinde sanığın eyleminin tek suç olduğunun kabulü ile 5607 sayılı TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği, yurt dışından girişinin bulunmaması halinde ise sanığın işlediği bir fiil ile birden fazla suçun oluşumuna sebebiyet vermiş olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesi uyarınca işlediği suçlardan ağır olan 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesi gereğince cezalandırılması için hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazda bulunulmuştur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı kısmen yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kısmen kabulüne ve Dairemizin 24.02.2014 tarih ve 2012/24452 Esas, 2014/2799 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, olay günü Suriye’nin Lazkiye kentine gezmek için otobüs ile gittiğini, dönüşte ihtiyacı için sigara ve rakıları aldığını, kalan eşyanın kendisine ait olmadığını, kalan eşyanın Suriye’den beraber gelen diğer yolculara ait olduğunu, Suriye’den Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra otobüsle dönüşte Harbiye Beldesi, Esenbulak Mahallesinde yol kenarında beklerken yakalandığını ifade etmesi karşısında, sanığın olay tarihinde Suriye’den Türkiye’ye giriş kayıtları araştırılarak, olay günü girişinin bulunması ve kaçakçılık eyleminin kesintisiz devamı üzerine yakalandığının anlaşılması halinde sanığa atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesi kapsamında kalacağından sanığın sadece anılan hükme göre cezalandırılması gerektiği, sanığın olay tarihinde yurt dışından girişinin bulunmaması halinde çay yönünden 5607 sayılı Yasa’nın 3/5. maddesi gereğince, içki ve sigara yönünden ise 4733 sayılı Yasa’nın 8/4. maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/1131 Esas, 2019/1538 Karar sayılı kararıyla bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet karar verilmiş, daha sonra dosya, sanık temyizi üzerine gönderildiği Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2020 tarihli ve 2020/7907 sayılı yazısı ile 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) gereği lehe kanun değerlendirilmesi için bahsi geçen Mahkemeye iade edilmiştir.
4.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2020/1382 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararıyla sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kaçak eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … vekilinin temyiz isteği, re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği, beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırıldığına, alt sınırdan yetersiz gerekçe ile uzaklaşıldığına, dava zamanaşımının göz önünde bulundurulmadığına ve re’sen belirlenecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. … Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Olay tutanağına göre; 24.12.2010 tarihinde devriye görevi yapan kolluk görevlilerince, yol kenarında çok sayıda siyah poşetin yanında durduğu görülen sanığın, poşetlerin içinde ne olduğu sorulduğunda viski, rakı, çay, sigara ve bira olduğunu söylemesi üzerine önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, poşetlerin içerisinde kaçak çay ile bandrolsüz sigara ve alkollü içkilerin ele geçtiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen bozma ilamı ve sonrasında dosyaya celp edilen sanığın suç tarihinde yurda giriş çıkış tarihlerini gösterir kayıtlara göre, sanığın olay tarihinde Suriye ülkesinden Türkiye’ye giriş yaptığının ve kaçakçılık eyleminin kesintisiz devamı üzerine yakalandığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilerek atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen … Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden … vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun’un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suçun işlendiği 24.12.2010 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar anılan maddelerde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Sanığın aşamalardaki savunmalarına, bilirkişinin 11.03.2011 tarihli beyanına ve tüm dosya kapsamına göre, ele geçirilen alkollü içki, sigara ve çayların yabancı menşeili ve kaçak olduğu kanaatine varılmıştır.
IV. KARAR
A…. Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenlerle … Bakanlığının 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla … vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.20221 tarihli ve 2020/1382 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.