Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2023/18 E. 2023/724 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/18
KARAR NO : 2023/724
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet etmek suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/62 Karar sayılı kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 19.03.2018 tarihli ve 2015/5636 Esas, 2018/2760 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmek suretiyle kesinleşmesine müteakip, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca uyarlama yapılması talebi üzerine aynı Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/62 Karar sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasına karar verildiği, ardından Tercan Asliye Ceza

Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/62 Karar sayılı ek kararı ile dava konusu eşyanın değerinin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca hafif ya da pek hafif olmadığı gerekçesiyle sanık lehine uyarlama yapılamayacağından bahisle Mahkemenin 04.09.2013 tarihli kararının aynen infazına ve infazın kaldığı yerden devamına hükmedildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2022/14532 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138963 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138963 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1- Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 04/09/2013 tarihli kararının temyiz incelemesinden geçerek 19/03/2018 tarihinde kesinleştiği, ardından infaz aşamasında iken Tercan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/06/2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun kapsamında getirilen lehe düzenlemelerin değerlendirilmesinin talep edildiği, bunun üzerine Mahkemece 30/06/2020 tarihinde infaz durdurularak sanık hakkında uyarlamaya konu 21/09/2021 tarihli ek kararın verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca lehe kanunun belirlenmesi amacıyla, suçun unsurlarının tayini, takdir hakkının kullanılarak cezanın belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesinin gerektirdiği durumlarda hükmün mahiyetini değiştiren veya değiştirme ihtimali bulunan kararların 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca duruşma açılarak verilmesi gerektiği cihetle, anılan kanunun 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp, taraflara davanın bildirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın ek kararla yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesinde “(Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde yer alan düzenleme nazara alındığında, dava konusu 1.400 paket sigara için belirlenen 9.417,74 Türk lirası gümrüklenmiş değerin 23/04/2013 olan suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran pek hafif olduğu halde mahkemece söz konusu değerin hafif ya da pek hafif olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde fazla ceza verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için suç tarihinden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin eklendiği ve 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği belirlenmiştir.

2. Dosya kapsamına göre, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 9.417,74 TL olduğu, bu nedenle suç tarihi olan 23.04.2013 tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereğince eşyanın değerinin pek hafif kapsamda kaldığı anlaşılmıştır.

3. Buna göre, sanık hakkındaki Dairemizin 19.03.2018 tarihli ve 2015/5636 Esas, 2018/2760 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı üzerine kesinleşen Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli mahkumiyet kararının yeniden ele alınarak uyarlama yargılaması yapılması suretiyle suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması ve ardından kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle cezada 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası gereği indirim uygulanması gerekirken yazılı şekilde Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/62 Karar sayılı kararının aynen infazına karar verilmesi,
Keza, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi uyarınca lehe yasanın belirlenmesi amacıyla, suçun unsurlarının tayini, takdir hakkının kullanılarak cezanın belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesinin gerektirdiği durumlarda hükmün zat ve mahiyetini değiştiren veya değiştirme ihtimali bulunan kararların 5252 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma açılarak verilmesi gerektiği cihetle, usulüne uygun şekilde duruşma açılıp ortaya çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gözetilmeden yazılı şekilde dosya üzerinde yapılan inceleme ile karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/62 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.