Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10985 E. 2023/510 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10985
KARAR NO : 2023/510
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/309 E., 2021/191 K.

Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine şikayet konusu taşınmazların ihale bedelleri üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne ve şikayete konu taşınmaz ihalelerinin feshine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen ihale alıcısı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ŞİKAYET

Borçlu şikayet dilekçesinde; şikayetçi borçlu şirket hakkında verilen konkordato kesin mühlet kararının satışı durduracak nitelikte olmasına rağmen ihalenin gerçekleştirildiğini, kıymet takdir raporunun da söz konusu mühlet içerisinde yapılması nedeniyle geçersiz olduğunu, konkordato projesinin tasdiki kararından sonra yeni bir kıymet takdir raporu alınması gerekmesine rağmen eski rapora dayalı olarak satış yapıldığını, kıymet takdir raporunun üzerinden çok uzun zaman geçtiğinden taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazların güncel değerinin belirlenenden daha yüksek olduğunu, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/576 E. sayılı dosyasında satışın durdurulması talebi ile şikayet yoluna başvurulması ve söz konusu şikayetin istinaf aşamasında olması nedeniyle İİK’nun 363/4. maddesi gereğince şikayetin sonucu beklenmeden yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tapunun 14 parselinde kayıtlı B blok 33 bağımsız bölüm, 34 bağımsız bölüm ve 36 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlara ilişkin ihalelerin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı banka cevap dilekçesinde; İİK’nın 295. maddesi gereğince mühlet kararının ipotekli takipleri etkilemeyeceğini, kıymet takdir raporuna itiraz etmeyen borçlunun kıymete ilişkin itirazlarını ihalenin feshi nedeni olarak ileri süremeyeceğini, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/576 E. sayılı dosyasında şikayetçi borçlunun satışın durdurulması talebinin reddedildiğini ileri sürerek şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Şikayet edilen ihale alıcısı … cevap dilekçesinde; şikayete konu taşınmazlarda tapunun 14 parselinde kayıtlı B blok 34 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın ihale alıcısı olduğunu, takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olması nedeniyle konkordato nedeniyle verilen kesin mühletin bu takiple yapılan işlemleri etkilemeyeceğini, kıymet takdir raporunun itirazsız kesinleştiğini ve kıymet takdirinden itibaren iki yıl geçmeden yeniden kıymetin belirlenemeyeceğini ileri sürerek şikayetin reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu ihaleye ilişkin satış kararı tarihinin, konkordato kesin mühletinin bitmesinden sonra olduğu, rehinli alacakların konkordato tasdik projesine dahil edilmemesi ve şikayete konu ihalenin yapıldığı takibin ipotekli takip olması nedeniyle satış yapılmasının usulüne uygun olduğu, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2020/576 E. sayılı dosyasında verilen borçlunun satışın durdurulması talebinin reddine ilişkin kararın yerinde olduğu, kıymet takdirinin belirlenmesinden itibaren iki yıllık süre geçmeden satış yapıldığı, icra müdürlüğünce alınan kıymet takdir raporundaki değerlerle kıymet raporuna itiraz üzerine icra mahkemesince alınan rapordaki değerler arasında fahiş bir fark bulunmadığı gerekçeleriyle, şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine şikayet konusu taşınmazların ihale bedelleri üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesindeki sebepleri tekrar etmekle birlikte, İlk Derece Mahkemesinin icra müdürlüğünce alınan kıymet takdir raporundaki değerlerle kıymet takdir raporuna itiraz üzerine mahkemece alınan rapordaki değerler arasında fahiş fark bulunmadığına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, zira üç taşınmazın iki rapor arasındaki fiyat farkı toplamının 202.750,00 TL olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu ihalelere esas alınan ve İcra Hukuk Mahkemesince kıymet takdir raporuna itiraz üzerine belirlenen değerlere ilişkin bilirkişi raporunda, değerlemenin hangi tarihe göre yapıldığının açıkça belirtilmediği gerekçesiyle İİK’nın 128/a maddesinde düzenlenen iki yıllık sürenin icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirine esas keşif tarihinde başlayacağı, buna göre de 08.10.2018’den itibaren ihale tarihi olan 30.11.2020 tarihine kadar iki yıllık sürenin geçtiği belirtilerek borçlunun istinaf başvurusu kabul edildikten sonra yeniden kurulan hükümle şikayetin kabulü ile şikayete konu taşınmaz ihalelerinin feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen ihale alıcısı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen ihale alıcısı, Bölge Adliye Mahkemesince şikayet ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir hususun değerlendirilmesi ve ihalenin feshi nedeni yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki kıymet takdir raporuna itiraz üzerine icra mahkemesince alınan bilirkişi raporunun “Genel Değerlendirme” başlıklı 12. maddesinde değerlemenin icra mahkemesinin keşif tarihine göre yapıldığının belirtildiğini ve bu nedenle iki yıllık sürenin icra mahkemesinin keşif tarihinden başlaması gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 128/a., 134, 295, 363/4,

3. Değerlendirme
Kıymet takdir raporuna itiraz üzerine İcra Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda değerlemenin hangi tarihe göre yapıldığı açık bir şekilde belirtilmediğinden; Bölge Adliye Mahkemesinin, İİK’nın 128/a maddesinde düzenlenen iki yıllık sürenin icra müdürlüğünce yapılan keşif tarihinden başlatılmasına yönelik değerlendirmesinin, Dairemizin yerleşik içtihatları gereğince yerinde olduğunun ve HGK’nın 26.02.1992 … ve 1992/70-130 E. ve K. sayılı kararında “satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten 2 sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı” benimsenmiş ve ayrıca İİK’nın 128. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin başlangıcının bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmış olmakla, bu husus kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca fesih nedeni olarak ileri sürülmese dahi mahkemece re’sen nazara alınması gerektiğinin anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının Onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.