Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/10851 E. 2023/110 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10851
KARAR NO : 2023/110
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2015 tarihli ve 2015/1080 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116 ncı maddenin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan beraatine, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli ve 2015/367 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.03.2021 tarihli ve 2020/7483 Esas, 2021/4867 Karar sayılı kararı ile;
“5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/281 Esas, 2021/854 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istekleri;
1. Sanığın beraat etmesi gerektiği,
2. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin yerinde olmadığı,
3. Müştekinin şikayetinin olup olmadığının sorulmaması,
4. Vesaire,
İlişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş Beylerderesi mevkiindeki işyerinden, şikayet tarihi olan 14.01.2015 tarihinden yaklaşık iki hafta önce Nokia 500 marka cep telefonunun hırsızlandığı, telefonun çalınmasından sonra 10.01.2015 tarihi itibariyle ilk olarak sanığın adına kayıtlı hat ile kullanıldığı, bir müddet bu hat ile kullanıldıktan sonra, 25.01.2015 tarihinden sonra sanığın nişanlısının annesi tanık S.C. adına kayıtlı hat takılarak kullanıldığı, S.C.’nin alınan beyanında bu hattı Nokia 500 marka cep telefonuna hiç takmadığını, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TiB) kayıtlarında adı geçen sanığın kızının nişanlısı olduğunu, sanığın 2015 yılı Şubat ayında askere gittiğini, askere gitmeden önce kendilerine sürekli geldiğini, geldiğinde de adına kayıtlı hattı sanığın alarak telefonuna taktığını, söz konusu telefonu hiç almadığını ve kullanmadığını beyan ettiği, sanığın babası M.S.’nin de soruşturma aşamasında alınan beyanında oğlunun askere gitmeden önce seyyar telefoncudan bir telefon aldığını, ancak telefonun çalıntı olduğunu öğrenince iade etmek istediğini, telefoncuyu bulamayınca kendisine telefonu kırdığını söylediğini beyan ettiği, sanığın ise savunmasında İletişim Tespit tutanak kaydında yer alan hattın kendi adına kayıtlı olduğunu ancak fiilen annesi tarafından kullanıldığını, olay öncesinde hattını telefonu ile birlikte kaybettiğini, bulabileceğini düşünüp hattı iptal ettirmediğini, daha sonra bulamayınca aynı numarayı tekrar çıkardığını beyan ettiği, yapılan incelemede olay tarihinden önce 27.11.2014 tarihinde sim kart değişikliği yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Tanıklar S.C. , L.S. ve M.S.’nin beyanları dosyada mevcuttur.

3…..539 IMEI numaralı cep telefonuna ait TİB kayıtları dosyada mevcuttur.

4. Sanık adına kayıtlı 0535… Numaralı sim kart değişikliği yapılan tarihleri gösterir Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin 15.02.2016 tarihli cevabi yazısı dosyada nevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça konu Nokia 500 marka cep telefonunun çalınmasından kısa bir süre sonra 10.01.2015 tarihi itibariyle ilk olarak sanık adına kayıtlı hat ile kullanıldığı, bir müddet bu hat ile kullanıldıktan sonra, 25.01.2015 tarihinden sonra sanığın kayınvalidesi tanık S.C. adına kayıtlı hat takılarak kullanıldığı, tanık S.C.’nin alınan beyanında kendisine ait cep telefonu hattının damadı olan sanık tarafından kendi telefonuna takılarak kullanıldığını beyan ettiği, sanığın da savunmasında kendisine ait cep telefonu ve hattını suç tarihinde kaybettiğini, bu sebeple sim kart değişikliğinde bulunduğunu, cep telefonu ve hattını kaybettiği tarihlerde katılana ait telefona takılarak kullanılmış olabileceğini savunduğu ancak Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin 15.02.2016 tarihli cevabi yazısında sanığa ait sim kart değişikliğinin olay tarihinden önce 27.11.2014 tarihinde yapıldığı ayrıca sanığın babası tanık M.S.’nin oğlunun askere gitmeden önce seyyar telefoncudan bir telefon aldığını, telefonun çalıntı olduğunu öğrenmesi üzerine telefonu kırdığını kendisine söylediği şeklindeki beyanı da dikkate alındığında, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunduğu anlaşılmakla, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Ceza Verilmesinin Yerinde Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinin alt sınırının 5 yıl hapis cezası olduğu ve sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde alt sınırdan uzaklaşılmadığı anlaşılmakla, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Müştekinin Şikayetinin Olup Olmadığının Sorulmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan …’ın 09.10.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini beyan ettiğinin anlaşıldığı, kaldı ki sanığa isnat edilen suç şikâyete tabi olmadığından, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2021/281 Esas, 2021/854 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.