Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/7229 E. 2023/221 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7229
KARAR NO : 2023/221
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavclığının 20.05.2010 tarihli ve 2010/35011 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında yağma ve nitelikli hırsızlık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2012 tarihli ve 2010/210 Esas, 2012/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma ve nitelikli hırsızlık suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 86/2 nci maddesi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 73 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı düşme kararı verilmistir.

3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2012 tarihli ve 2010/210 Esas, 2012/206 Karar sayılı kararının O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2013/32258 Esas, 2016/2906 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Mağdur … ve tanık …’ın aşamalardaki tutarlı ve istikrarlı anlatımlarına göre, sanığın olaydan bir gün önce mağdur …’a karşı gerçekleştirdiği cinsel taciz olayını konuşmak için yakınanın işvereni olan … …’nun sanıkla işyerinden ayrıldığı, kısa bir süre sonra sanığın gelerek, “Mağdur …’ın cep telefonunu patronları olan yakınan …’nin istediğini belirtip vermesini” söylediği, sanığın telefonu vermeyen mağdurun kollarını tutarak duvara ittirip cep telefonunu, masanın üzerindeki laptop ve fotoğraf makinesini alarak işyerinden ayrıldığı, sanığın savunmasında 4 ay yanında çalıştığı yakınan …’nin maaşını ödemediğini ileri sürmesi karşısında, yakınan …’den bu husus sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2016/248 Esas, 2019/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2016/248 Esas, 2019/458 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/9886 Esas, 2021/13161 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Sanığın eylemini işyeri içerisinde gerçekleştirmiş olması karşısında hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-d maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmistir.

6. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. Sanık katılan taraf yüzünden icralık olduğuna, kimseden zorla mal almamış olduğuna, eski bir sabıkalı olduğunu bilen katılanın yanındaki çalışanlara vaadlerde bulunması suretiyle kendisine iftira atıldığına, diğer tanıkların da ifadelerini katılanın yönlendirmesi ile verdiklerine, bu sebeplerle hakkında, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire,
Ilişkindir.

I. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılan … …’ya ait işyerinde günlük yevmiye ile çalıştığı, sanığın, aynı işyerinde çalışan mağdur …’e yönelik bir gün öncesinde gerçekleştirdiği cinsel taciz olayını konuşmak için katılan … … ile birlikte işyerinden ayrıldığı, kısa bir süre sonra sanığın tek başına işyerine geri döndüğü, mağdur …’ün cep telefonunu patronları olan katılan … …’nun istediğini belirtip verilmesini talep ettiği, mağdur …’ün sanığın bu isteğini kabul etmemesi üzerine sanığın telefonu vermeyen mağdur …’ün kollarını tutmak ve duvara ittirmek suretiyle suça konu telefonunu ve ayrıca masa üzerinde durmakta olan katılan … …’ya ait dizüstü bilgisayar ile fotoğraf makinesini de almak suretiyle işyerinden ayrıldığı, olayın öncesinde sanığın katılan yada mağdurdan herhangi bir hukuki alacağının da bulunmadığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.

3. Katılan ve mağdurun tüm aşamalarda alınan beyanları ile tanık N.Y’nin soruşturma aşamasındaki anlatımının birbirleri ile örtüşen, tutarlı ve oluşa uygun olduğu, tanık S.G’nin ise hükme esas hususlarda doğrudan görgüye dayalı bilgisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildigi belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun işlenmediği Yönünden
Sanık her ne kadar üzerine atılı suçu işlemediğine, iftiraya uğradığına, tanıkların katılanın yönlendirmesi ile aleyhine beyanda bulunduklarına ve bu nedenlerle de beraat etmesi gerektiğine yönelik savunmada bulunmuş ise de katılan ve mağdurun tüm aşamada alınan beyanları ile tanık N.Y.’nin soruşturma aşamasındaki anlatımının birbirleri ile örtüşen, tutarlı ve oluşa uygun olması ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, sanıgın suçu işlediğine yönelik kabulde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki islemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2016/248 Esas, 2019/458 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.