YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/564
KARAR NO : 2009/3887
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı er … idaresindeki askeri aracın davalının tam kusurlu eylemi ile neden olduğu kaza sonucunda diğer araçta meydana gelen hasarın tazmini için müvekkili aleyhine açılan dava sonucunda, müvekkilince hak sahibine ferileri ile birlikte 28.158,05 YTL tazminat ödendiğini ileri sürerek, ödenen meblağın zarar sorumlusu davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kazada tam kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının askerlik görevini ifa ederken meydana gelen kazada kasdi hareketi olmadığı, davalıyı tazminatla yükümlü tutmanın hakkaniyetle bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, askerlik hizmeti sırasında meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davalı erin kaza sırasında askerlik hizmetini yaptığı, kaza sonucunda diğer aracın hasar gördüğü, aracın kasko sigortacısı tarafından İçişleri Bakanlığı ve davalı … aleyhine açılan dava sonucunda davalının tam kusurlu olduğu belirlenerek tazminata hükmedildiği ve tazminat tutarının İçişleri Bakanlığı tarafından ödendiği anlaşılmaktadır. BK’nun 51’inci maddesi delaletiyle 50’nci maddesi uyarınca, haksız eylem sonucunda oluşan zarardan farklı sebeplerle müteselsilen sorumlu olanların birbirlerine karşı rücu haklarının olup olmadığı ve rücunun kapsamını hakim takdir edecektir.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar, davalının askerlik ödevi sırasında zarara yol açtığı, hizmetin karşılığında ücret almadığı, bu nedenle verdiği zararın tamamen davalıdan rücuu hakkaniyete uygun düşmeyecek ise de, davalının kavşakta kendisine yeşil ışık yanmadan hareket etmesi nedeni ile tam kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, BK 43. maddesi uyarınca, oluşan zarardan yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca gereken indirim yapılarak takdir edilecek oranda sorumlu tutulması hakkaniyete daha uygun düşecektir. Mahkemece anılan husus gözardı edilerek, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 492 sayılı harçlar yasasının 13/J maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığından harç alınmamasına 02.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.