Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5652 E. 2009/4727 K. 29.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5652
KARAR NO : 2009/4727
KARAR TARİHİ : 29.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalılar … Ltd. Şti. ve … vekili, davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkillerinin desteği …’e, yaya olarak yoldan karşıdan karşıya geçerken çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, eş … için, 3.000.00 YTL maddi ve 6.000.00 YTL manevi, çocukları …,… ve … için, ayrı ayrı 3.000.00’er YTL maddi ve 4.000.00’er YTL manevi tazminat, …, …ve … için, ayrı ayrı 4.000.00’er YTL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile davacı … yönünden maddi tazminat talebini 6.223.22 YTL’na yükseltmiştir.
Davalılar … Ltd.Şti. ve … vekili cevap dilekçesinde, kusuru ve davayı kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, kusura göre gerçek zarar miktarından poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, manei tazminat taleplerinin teminatdışında kaldığını ve davadan önce temerrüde düşürülmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davalı Sigorta Şirketi yönünden manevi tazminat davasının reddine, davacılar …,… ve …’in maddi tazminat davalarının reddine, davacı … yönünden, maddi tazminat davasının kabulü ile, 6.223.00 YTL’nın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta Şirketi poliçe limiti ile sınırlı olarak ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı eş … için, 1.000.00 YTL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 500.00’er YTL olmak üzere toplam 4.000.00 YTL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … Ltd. Şti. ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılar … Ltd. Şti. ve … vekili, davalı Sigorta Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı HDI Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı HDI Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalılar … Ltd.Şti. ve … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumları ayrı olmak üzere, trafik kazaları sonucu ölenin hak sahiplerine verilecek destek tazminatının hesaplanması da uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Bu durumda, uzman olmayan Doktor (Adli Tıp Uzmanı) bilirkişiden destekten yoksun kalma tazminatı konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, destekten yoksun kalma tazminatının tespiti için, aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınıp, varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
4- Öte yandan, ölen … ev hanımı ise de; reşit olmayan çocukların bakımı için asgâri ücret üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ölen çalışıp kazanç elde etmediğinden, destek tazminatı istemiyecekleri gerekçesiyle tazminat taleplerinin reddi de isabetli değildir.
5-Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için ayrı ayrı takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı HDI Sigorta A.Ş.vekilinin temyiz dilekçesinin reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalılar … Ltd.Şti ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalılar … Ltd.Şti. ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçenler yararına; (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılar … Ltd..Şti. Ve …’a geri verilmesine 29.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.