Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/2545 E. 2009/5909 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2545
KARAR NO : 2009/5909
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8813 Esas sayılı dosyasında yapılan 11.08.2008 günlü hacze menkullerin,10.04.2006’da kesinleşen boşanma ilamı uyarınca borçludan ayrılan davacıya ait olduğunu, haczin yapıldığı yer ile borçlunun bir ilgisinin bulunmadığını, belirterek istihkak iddiasında bulunan davacı haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, ilgili Banka şubesine yazılan yazıya verilen cevapta bildirilen borçlu adresi ile haczin yapıldığı yerin aynı olduğunu, komşu …’in borçlunun haciz işlemi yapılan adreste oturduğuna dair beyanının haciz tutanağında yer aldığını, davacı ve borçlunun fiilen birlikte yaşadıklarını, sunulan faturaların tek başına kanıt olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “boşanmış oldan davacı ve borçlunun aynı adreste oturmadıkları,haczin de borçlunun yokluğunda yapıldığı, komşu …’in borçlunun haczin yapıldığı adreste oturduğu yönünde tutanakta yer alan beyanı imzalamadığı, davacı mahcuzları ne şekilde iktisap ettiğini kanıtlarken, ispat yükü altında bulunan alacaklının, bunların borçluya ait olduğunu kanıtlayamadığı, davalı alacaklının haczi uygulamada kötü niyetli bulunduğu” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, alacaklı aleyhine tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava üçüncü kişi tarafından İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açılan “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 97/15. maddesindeki tazminata karar verilebilmesi için alacaklının kötü niyetli olarak istihkak iddiasına itiraz etmesi, buna göre mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği halde haczin yapılmasını istemesi gerekmektedir.
Somut olayda haczin yapıldığı yerde bir kısım erkek eşyasının görülmesi ve üçüncü kişi ile borçlu arasında bir evlilik bağının bulunması,bunun sona erdiğini gösteren boşanma ilamının ise hacizde görülmemesi karşısında, haczin yapılmasını istemenin yasal bir hakkın kullanılması sınırları içerisinde kaldığı ve tek başına kötü niyetli bir davranış olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınmadan alacaklı aleyhine tazminata hükmolunması isabetli olmamıştır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davalı (alacaklı) … vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “hacizli malların değeri (4.500,00.-YTL) üzerinden %15 tazminatın davalı alacaklıdan alınıp davacı üçüncü kişiye verilmesine…” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacı üçüncü kişinin alacaklı aleyhine yönelttiği tazminat talebinin reddine” ibaresinin yazılmasına,hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 182.20.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 01.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.