Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/18067 E. 2023/1080 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18067
KARAR NO : 2023/1080
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.05.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bodrum 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.01.2013 tarihli ve 2012/397 Esas, 2013/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 22.02.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/1116 Karar sayılı kararı ile sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, suçlamayı kabul ettiğinden daha düşük cezaya hükmedilmesi gerektiğini, maddi durumunun incelenmeden karar verildiğini, kararın lehine bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün 12.08.2011 tarih, 2010/193 D.S. sayılı yazısına göre daha önce hakkında kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedaviye ve 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen sanığın, 12.08.2011 tarihinde Muğla Devlet Hastanesi Baştabipliğine tedavi için gönderildiğinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın eyleminin ayrı ve yeni bir suç oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın müsnet suçu işlediği sabit görülerek sanık hakkında, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, ancak sanığın yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve geçerli bir mazerette gösterip delillendiremediğinden sanığın, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan 6.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
İddianame ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.08.2011 tarih 2010/193 D.S. sayılı yazısı içeriğine göre, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin

infazı sırasında gerçekleştiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/715 Esas, 2015/1116 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.