Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5623 E. 2009/1775 K. 26.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5623
KARAR NO : 2009/1775
KARAR TARİHİ : 26.03.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın, çift taraflı trafik kazası sonucu hasarlandığını, araçta 4.000.YTL civarında hasar oluştuğunu, ihbara rağmen davalı şirket tarafından hasar bedelinin ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik, 2.700.YTL tazminatın davalı şirkete müracaat tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, araçlardaki hasarların birbirleriyle ilintili olmadığını, davacının kazayı 28 gün sonra ihbar ederek 5 günlük süreye uymadığını, davacının doğru beyan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sigorta başlangıç tarihinden önce gerçekleşen hasar bedelini alma çabasında olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile, 2.700.YTL tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hem olayın kaza tesbit tutanağında ve tanık beyanlarında anlatıldığı şekilde gerçekleşmediği, hem de davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiği belirtilerek kendi içinde çelişki yaratılmıştır. Ayrıca, tanıkların anlattığı şekilde kazanın olması halinde, davacı aracının alttan alacağı ilk darbede aracın en altında bulunan eksoz ve çeki demirinin hasarlanacağını, davacı aracının eksoz ve çeki demirinin sağlam olduğunu, çeki demiri üzerindeki nazar boncuğunun dahi yerinde olduğunu bildirmiştir. Oysa fotoğraflarda da görüldüğü üzere, çeki demiri üzerinde nazar boncuğu bulunan araç, davacıya ait … plakalı araç olmayıp, dava dışı 3. Kişiye ait … plakalı araçtır. Bu da, bilirkişinin araçları karıştırdığını göstermektedir. Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Davacı aracında meydana gelen hasar yönünden hiç inceleme yapılmadan talebe göre karar verilmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, aralarında makina mühendisi ve sigorta hukukçusu da bulunan… Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, kaza tesbit tutanağı, tanık beyanları, fotoğraflar ve tüm dosya kapsamı gözönünde bulundurularak davacı aracında meydana gelen hasarın, kaza ile uyumlu olup olmadığı, bu kaza sonucu bu hasarların meydana gelip gelemiyeceği, olayın kaza tutanağında belirtildiği ve tanık beyanlarında anlatıldığı şekilde olması halinde hangi hasarların oluşacağı, kazanın geç ihbarı nedeniyle (5 günlük süreden sonra) hasar miktarında artış olup olmadığı, hususlarında kusur, hasar ve davalı … şirketinin sorumluluğu yönünden gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması, kaza ile hasarın uyumlu olmadığının tesbiti halinde, ispat yükünün davacıya geçeceği gözetilerek delillerinin sorulması, sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. O halde yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değil, bozma sebebidir.

SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı …Ş yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …Ş’ye geri verilmesine 26.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.