YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2624
KARAR NO : 2009/4232
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla …. Ada, 6 parselde, 72/610 arsa paylı, 7 nolu bağımsız bölümü 29.3.2007 tarihinde dava dışı annesi …’ya, annesinden aldığı vekaletname ile de 19.10.2007 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılara dava dilekçesi Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebliğ edilmiş ancak davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, toplanan delillere göre, borçlu hakkında usulüne uygun şekilde alınmış aciz vesikası sunulmadığı ve dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar elinde geçici (İİK 105.mad) veya kati aciz belgesi bulunan davacı alacaklılar açabilir. Aciz belgesinin varlığı dava önşartı olup mahkemece res’en araştırılmalıdır.
Somut olayda 10.3.2008 ve 17.3.2008 günlü haciz tutanaklarından haciz için gidilen adreslerin borçluya ait olmadığı bu nedenle haciz işlemi yapılamadığı, borçlunun haczi kabil malı bulunmadığı hususu da tespit edilemediği dolayısıyla borçlu hakkında usulüne uygun alınmış aciz vesikasının varlığından bahsedilemiyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Ticaret Sicil Memurluğunun 19.10.2007 tarihli cevabi yazısında davalı borçlunun iş adresi olarak bildirilen …. mahallesi, …. Cadde, No:51/A … adresinde ve ev adresi olarak bildirilen …. Mahallesi, 1.Sokak, No:5/16 …. adresinde yapılan 7.3.2008 tarihli haciz tutanağı ile 29.3.2007 ve 19.10.2007 tarihli satış senedinde bildirdiği adreslerinde yapılan 17.3.2008 tarihli haciz tutanaklarından borçlunun bilinen adreslerinden ayrıldığı ve bu nedenle haciz işlemi yapılamadığı anlaşılmış olup yine borçlunun borcuna yetecek mal varlığının bulunmadığı tapu, trafik ve bankalara yazılan müzekkere cevaplarından anlaşılmış olmakla, 7.3.2008 ve 17.3.2008 tarihli haciz tutanaklarının İİK 105.madde kapsamında geçici aciz vesikası olarak kabulü ile davanın esası hakkında yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Yasanın 282.maddesi gereğince iptal davası borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına ve kötüniyetli kişilere karşı açılabilir. Bu kişiler arasında yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı alacaklı davasını bu kişilere yöneltmek zorundadır.
Somut olayda davacı dava konusu tasarrufun 29.3.2007 tarihinde davalı borçlu tarafından dava dışı annesi …’ya, onun tarafından da davalı …’a yapıldığını iddia ettiğine göre, davalı …’nun da davayı dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması ve delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu usuli eksikliğin giderilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunma
yan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.