Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2006/4518 E. 2006/8038 K. 18.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4518
KARAR NO : 2006/8038
KARAR TARİHİ : 18.12.2006

MAHKEMESİ : … 1. İcra Mahkemesi

Taahhüdü ihlal suçundan sanık …’ın 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair, … 1. İcra Mahkemesinin 4.4.2006 tarihli ve 2006/140-700 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 15.6.2006 gün ve 26462 sayılı Yazılı Emrini içeren Yargıtay C. Başsavcılığının 28.6.2006 gün ve Y.E:2006/143408 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, sanığın … 2. İcra Müdürlüğünün 2006/7610 esas sayılı dosyasında yer alan 19.7.2005 tarihli taahhüdü ile borcunu 30.1.2006 ile 30.6.2009 tarihleri arasında taksitler halinde ödeyeceğini belirttiği, ancak henüz ilk taksidin vadesi olan 30.1.2006 tarihi gelmeden müşteki vekilinin 23.1.2006 tarihli dilekçe ile sanığın 30.1.2005 tarihinde ödemesi gereken 250.00 YTL’nın dosyaya yatırılmadığından bahisle cezalandırılmasını istediği, Mahkemece de; sanığın 20.1.2006 tarihli taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, şikayet tarihi itibarıyle henüz bir taahhüt ihlali söz konusu olmadığı halde sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde;
Kabule göre de; sanığın ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş isede 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içeriği hususlar” başlıklı 232. maddesinin 6. fıkrasında “hüküm fıkrasında 232. maddeye göre …verilen ceza… miktarının tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemesince infazda tereddüt oluşturacak şekilde mahkumiyete esas sürenin net olarak belirtilmemiş olması isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması gereği işaret edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ceza Genel Kurulu’nun 25.4.2006 gün 2006/123-127 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tazyik ve disiplin hapis kararları 5271 sayılı CMK’nun 223. maddesi anlamında bir (mahkumiyet) hüküm niteliği taşımamaktadır. Tazyik hapsi 5271 sayılı CMK’nun 2. maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verildiğinin belirtildiği kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı düzenlendiğine göre, belirli bir süreye kadar disiplin veya tazyik hapsine karar verilmesi 5271 sayılı CMK’nun 232/6 maddesine aykırılık teşkil etmeyecektir.
Sanığın … 2. İcra Müdürlüğünün dosyasında yer alan 19.7.2005 tarihli taahhüdü ile borcunun ilk taksidini 30.1.2006 günü ödeyeceğini belirttiği, müşteki vekilinin bu tarih gelmeden 23.1.2006 günlü dilekçe ile sanığın 30.1.2006 tarihinde ödemesi gereken 250.00 YTL’nı ödenmediğinden bahisle cezalandırılmasını istediği, mahkemece, şikayet tarihi itibariyle henüz bir taahhüt ihlali bulunmadığı, dolayısıyla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın 30.1.2006 günlü taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle yazılı biçimde cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenlerle Yargıtay C. Başsavcılığının Yazılı Emre atfen düzenlediği tebliğname taksit tarihi gelmeden yapılan şikayete dayalı olarak sürdürülen yargılama sonunda sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verildiği düşüncesi yerinde görülmüş olduğundan … 1. İcra Mahkemesinin 4.4.2006 gün ve 2006/140-700 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden sanık …’ın BERAATİNE, hükümlü hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 18.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.