YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5613
KARAR NO : 2006/8103
KARAR TARİHİ : 22.12.2006
MAHKEMESİ : … 1. İcra Mahkemesi
İİK.nun 331. maddesine muhalefet etmek suçundan sanıklar …, …, …, … ve … haklarında açılan davada sanıklar …, … ve …’in beraatlerine, sanıklar … ve …’ün haklarında İİK’nun 331., 647 sayılı Kanun’un 4/1. maddeleri uyarınca 3.238 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelenmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili ve sanıklar vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanıklara isnat edilen suç, İİK’nun 331. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde cezalandırılacağı” hükme bağlanmıştır. Buna göre haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıkların borcu karşılamaya yetecek başka mal varlığının olup olmadığı konusunda icra takip dosyasında yapılan araştırma yeterli olmadığı halde, yargılama sırasında bu konuda araştırma yapılmaksızın eksik araştırma ile sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre; sanıklar … … ve İbrahim hakkında cezanın alt hadden tayin edilmesine rağmen, tayin edilen adli para cezasının alt hadden uzaklaşılarak hüküm tesisi, yine aynı sanıklar hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezadan çevrilen para cezası ile adli para cezasının içtima sonucu eksik ceza tayini,
3-Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5358 sayılı Yasa’nın 1. maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 331. maddesinde düzenlenen suça iştirak edenler yönünden, madde metninde ayrı bir düzenleme bulunmamakta ise de, olayın oluş şekline ve suça iştirak ederek katıldığı iddia edilen sanıklar Sebahattin, Teknur ve Ramis’in eylemine göre 5237 sayılı TCK’nun 37-41. maddelerinde düzenlen suça iştirake ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün istem gibi BOZULMASINA, 22.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.