Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7097 E. 2023/68 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7097
KARAR NO : 2023/68
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/23 Esas, 2019/865 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/167 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısı (lehe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Hüküm kurulurken haksız tahrik indiriminin üst hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve mağdurun kardeş oldukları, sanık ile tanık olan babasının altlı üstlü iki katlı evde oturdukları, evin alt katının mağdur ile sanığın babasının, üst katının ise sanığın kullanımında olduğu, taşınmazın tapu sicilinde tanık baba …adına kayıtlı olduğu, tanık …in, sanığın kullanımında olan ve sanık tarafından inşa edilen daire de dahil olmak üzere Batman Merkez
Mahallesinde bulunan 203 ada 9 parselde kayıtlı iki katlı kargir evin mülkiyetini, mağdurun yönlendirmesi ile mağdurun kayınbiraderi olan …e devrettiği, …in daha sonra bu gayrimenkulu, … adlı kişiye devrettiği, devir sonrası …’ın gayrimenkulun tahliyesine yönelik sanık ve babası …e karşı men’i müdahale davası açtığı, sanığın, kendisinden habersiz yapılan bu işlerden kardeşi olan mağduru sorumlu tuttuğu, bu sebeple kendisine kızdığı olay günü de … Plaza isimli iş yeri girişine doğru giden mağduru takip ederek kapı ağzında önce omzuna dokunarak kendisine dönmesini sağladığı, akabinde kolundan tutarak ilerletmeye çalıştığı ancak mağdurun ilerlememesi üzerine sanığın, ceketinin iç cebinden çıkradığı bıçağı mağdurun karın bölgesine vurduğu, mağdurun kaçmak istemesi üzerine sanığın, mağduru diğer eli ile tutması nedeniyle mağdurun kaçamadığı, sanığın, mağdurun sol batın, göğüs ve sol kol bölgelerine toplam 4 bıçak darbesi vurduğu, mağdurun ısrarlı şekilde sanığın elinden kurtulmaya çalıştığı ve sonunda sanığın elinden kurtulup kaçtığı, sanığın, mağduru elinde bıçakla takip ettiği ancak mağdurun kaçmayı başardığı, sanığın eylemi neticesinde mağdurun, taraksanafiz yaralanma nedeniyle hayatî tehlike geçirdiği, sol batın ve sol koldaki yaralanmalarının ise basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu anlaşılmıştır.

Sanığın eyleminin hukukî nitelendirmesi bakımından; sanığın, öldürmeye elverişli bir silah kullanması, bıçakla oluşan yaralanmaların batın ve göğüs tarafında oluştuğu, mağdurun kaçarak sanıktan kurtulduğu, sanığın mağduru kovaladığı dikkate alınarak sanığın eyleme bağlı kastının, öldürmeye yönelik olduğunun tespitiyle buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

Mağdurun, sanığın bizzat kendisinin yapmış olduğu evde dahil olmak üzere iki katlı evin mülkiyetini kendi menfaatine ve sanıktan habersiz şekilde devretmesi, taşınmazın devrinden sonra yeni malikin taşınmazın tahliyesini istemesi, mağdurun bu şekilde sanığa karşı haksız eylemde bulunduğu, sanığın bu haksız eylem karşısında hiddetlenerek eylemi gerçekleştirdiğinin belirlenmesiyle sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulandığı tespit edilmiştir.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Mağdurun aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.

4. Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Batman Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen, 18.07.2019 tarihli raporda;
“1. Göğüs sağda tarif edilen ve göğüs boşluğuna girerek pnömotoraksa (göğüs içi hava kaçağı) neden olan delici kesici alet yaralanmasının;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu,
Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı,
Vücudunda kemik kırık veya çıkığına neden olmadığı,

Yüzünde sabit ize veya yüzün sürekli değişikliğine neden olmadığı,
2. Batın solda tarif edilen ve karın boşluğuna girmeksizin kas doku içerisinde sonlanan delici kesici alet yaralanmasının;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı,
Vücudunda kemik kırık veya çıkığına neden olmadığı,
Yüzünde sabit ize veya yüzün sürekli değişikliğine neden olmadığı,
3. Sol kolda tarif edilen ve büyük damar yaralanması yapmaksızın sinir (n.ulnaris) kesisine neden olan delici kesici alet yaralanmasının;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı,
Basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olmadığı,
Vücudunda kemik kırık veya çıkığına neden olmadığı,
Yüzünde sabit ize veya yüzün sürekli değişikliğine neden olmadığı,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

5. Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/170 Esas ve 2019/872 Karar sayılı müdahalenin men’i davasına ilişkin dosyası, denetime olanak verecek şekilde dava dosyası arasına alınmıştır.

6. Sanık ile mağdurun kardeş olduklarını gösterir resmî nüfus kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfı
Taraflar arasında husumet bulunduğu, olay yerine bıçakla gelen ve saldırıyı gerçekleştirerek mağduru yaralayan sanığın, kararlı bir iradeyle olay yerine geldiği, kullandığı aletin türü, mağdurun kaçarak sanıktan kurtulduğu, mağdurun kaçması üzerine sanığın mağduru kovaladığı, göğüs sağda pnömotoraks (göğüs içi hava kaçağı) saptanan yaralanmanın, hayatî tehlikeye neden olduğu, dikkate alındığında suça yönelmiş irade ve kastın öldürme fiiline ilişkin olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Teşebbüs
Sanığın, kardeşi olan mağduru üç bıçak darbesi ile sağ göğüs, sol karın ve sol kol bölgelerinden, göğüs boşluğunda meydana gelen pnömotoraks nedeniyle hayatî tehlikeye sebep olacak şekilde ve

sol batın ve sol koldaki yaralanmaların ise basit tıbbî müdahale ile giderilemez nitelikte oldukları nazara alındığında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası için 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği ile makul bir ceza tayin edilmesi gerekirken 14 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

C. Haksız Tahrik
Kardeş olan sanık ile mağdur arasında hukukî ihtilaf teşkil eden taşınmaz mülkiyeti ile ilgili anlaşmazlığın, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında haksız tahrik nedeni teşkil etmeyeceği gözetilmeden sanık lehine haksız tahrik nedeniyle (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/167 Esas, 2020/173 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2023 tarihinde karar verildi.