YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12446
KARAR NO : 2023/174
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Yargılama sürecinde başka suçtan Marmara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olan, duruşmalardan vareste tutulmaya dair talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 196. maddesine aykırı davranılması,
2-Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.01.2015, iddianame düzenlenme tarihinin 31.07.2015 olduğu,
Sanık hakkında uyarlama yargılaması sonucunda 28.05.2021 tarihinde itiraz edilmeden kesinleşen, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/350 Esas, 2021/341 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.02.2015, iddianame düzenlenme tarihinin ise 10.02.2017 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.