Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/570 E. 2009/4995 K. 06.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/570
KARAR NO : 2009/4995
KARAR TARİHİ : 06.07.2009

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu aracın, eşinin kullanımında iken, davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları araç ile çarpışması sonucu hasara uğradığını ileri sürerek, 8.627.-YTL hasar ve 1.000.-YTL değer kaybı toplamı olan 9.627.-YTL’nin, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kusur oranına ve hasar miktarına itiraz etmiş, kendi araçlarında meydana gelen hasar bedelinin tahsili için davacı aleyhine açmış oldukları tazminat davasının bu dava ile birleştirilmesini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Bu dava ile birleştirilen davada ise davacı … vekili, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen zararlardan 10.065-YTL’nin davalı …’dan olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili ise olayda kusurlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Bu dava ile birleştirilen diğer davada ise davacı … vekili, müvekkilinin maliki olduğu aracın, davalıya kasko sigortalı olduğunu, davalı … tarafından kasko tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 8.627-YTL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. Vekili, aracın olay anında alkollü olan davacı tarafından kullanıldığını ve kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini, hasarın teminat dışında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre asıl davanın kısmen kabulü ile 2.406.75-YTL’nin davalı …’dan 14.02.2006 olay tarihinden, davalı … Siorta A.Ş.’den dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline (davalı sigortanın poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına); Bu dava ile birleşen …. ATM’nin 2006/89 Esas sayılı dosyasında davacı … tarafından davalı … Sigorta A.Ş. Aleyhine açılan davanın reddine; yine bu dava ile birleşen Antalya 7. AHM’nin 2006/95 Esas sayılı dosyasında, davacı … tarafından davalı … aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 2.250-YTL’nin 14.02.2006 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline karar varilmiş, hüküm asıl davacı … vekili ile davalı (birleşen dosya davacısı) Berrak Tuğlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin tüm, davacı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bu dava ile birleştirilen Antalya 2.Asliye Ticaret mahkemesinin 2006/89 Esas sayılı davasında davacı …, davalı … Sigorta A.Ş’nin kasko sigortalı olan aracın dava konusu olayda hasarlanması nedeniyle kasko tazminatı talep etmiş, mahkemece kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2918 Sayılı KTK’nun 48/1 maddesi alkollü içki almış olmaları nedeniyle güvenli araç kullanma yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerini yasaklamıştır. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde de tazminatı gerektiren olayın
işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacın sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından olayın, salt alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerekmektedir. Daire uygulanmaları da bu yöndedir. Her ne kadar hükme asas alındığı anlaşılan içerisinde nöroloji uzmanının da bulunduğu kuruldan alınan 1.4.2008 tarihli raporda davacının aldığı alkol oranından yola çıkılarak kazanın sırf alkolün etkisi nedeniyle meydana geldiği varsayımına dayanılmışsa da aynı roparda kazaya karışan diğer aracada %25 oranında kusur izafe edildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki mahkemece görüşüne başvurulan önceki bilirkişi roparlarında da diğer araca kusur verilmiş, özellikle 25.5.2007 tarihli raporda kazanın mühhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği belirtilmiştir. Bu durum karşısında olayın oluş şekli ve diğer bilirkişi raporları da dikkate alındığında kazanın mühhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği, kazaya alkol dışındaki (diğer aracın kusuru gibi) başka etmenlerin neden olduğunun kabulü ile davacı … tarafından davalı … Sigorta A.Ş aleyhine açılan kasko tazminatı davasının da ” tahsilde tekerrüp olmamak kaydıyla” kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’a geri verilmesine 6.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.