Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/11479 E. 2022/7482 K. 28.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11479
KARAR NO : 2022/7482
KARAR TARİHİ : 28.09.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı – davalı Hazine vekili, müdahil davacı … ve müşterekleri vekili, davalı …, davalı – davacı … mirasçısı … ve davalı … mirasçısı …, davalı – davacı … mirasçıları … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Kadastro sırasında Kozan İlçesi Sokutaş Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 18, 19, 21, 23, 24, 25, 27, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45 parsel sayılı sırasıyla 131.000,00; 15.000,00; 93.300,00; 117.300,00; 109.100,00; 218.400,00; 53.200,00;107.000,00;16.800,00; 26.400,00; 19.000,00; 40.800,00; 82.400,00; 102.200,00; 104.400,00; 64.600,00; 95.700,00; 100.200,00; 100.800,00; 175.900,00; 126.400,00; 65.200,00; 34.000,00 ve 64.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı tapu kayıtları nedeni ile 18 parsel sayılı taşınmaz …; 19, 21, 23, 24, 25, 27, 30, 31, 32 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar Hazine; 29 parsel sayılı taşınmaz …, 33 ve 37 parsel sayılı taşınmazlar ….. 34 parsel sayılı taşınmaz …; 35 parsel sayılı taşınmaz …; 36 parsel sayılı taşınmaz …, 38 parsel sayılı taşınmaz …; 39 parsel sayılı taşınmaz …; 40 parsel sayılı taşınmaz …; 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazlar … ve müşterekleri; 43 parsel sayılı taşınmaz … Güvenç ve müşterekleri, 45 parsel sayılı taşınmaz ise … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli 18, 29, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43 ve 45 parsel sayılı olarak taşınmazlara yönelik olarak tespit tarihinden evvel genel mahkemede dava açtıklarını ve dolayısı ile taşınmazların malik hanelerinin açık bırakılması gerektiğini ileri sürerek; davacı ……., 19 ve 23 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak, irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak; …, 21 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak; …, 24 ve 30 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak, kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak; … ve müşterekleri, 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak; …, 27 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak; …, 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak tapu kaydına, irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine; … ve …, 44 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak tapu kaydına ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece önceki tarihli usule ilişkin bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların davasının reddine, 19, 21, 23, 24, 25, 27, 30, 31, 32 ve 44 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 38 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında…, …, … ve ….., 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında …, …, …ve …, 43 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ….. ve …, 45 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … ve …, 18, 29, 33, 34, 35, 36, 37, 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine, ancak 29 parsel sayılı taşınmazın tespit malikinin isminin tespit tutanağında sehven … olarak yazılmakla beraber, nüfus kaydındaki isminin ….. olduğu anlaşıldığından bu taşınmazın malikinin….. şeklinde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı – davalı Hazine vekili, müdahil davacı … ve müşterekleri vekili, davalı …, davalı – davacı … mirasçısı … ve davalı … mirasçısı …, davalı – davacı … mirasçıları … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı – davacı … mirasçısı …’nın çekişmeli 33, 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükmü temyiz yetkisi kural olarak davanın taraflarına aittir. Hükmü temyiz eden davalı – davacı … mirasçısı …’nın çekişmeli 33, 37 ve 38 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılmış bir davası ya da açılmış olan davaya yöntemince bir katılımı bulunmamakta olup, temyiz dilekçesinde öne sürdüğü istekler de kadastro tespitinden sonrasına ilişkin olup, genel mahkemede her zaman dava konusu edilebileceğine göre, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2. Davalı …’nun çekişmeli 19, 21, 23, 24, 25, 27, 30, 31, 32, 41, 42, 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükmü temyiz yetkisi kural olarak davanın taraflarına aittir. Hükmü temyiz eden davalı … dava konusu olan başka parseller yönü ile davada davalı sıfatı ile taraf olup, bu kişinin çekişmeli 19, 21, 23, 24, 25, 27, 30, 31, 32, 41, 42, 44 ve 45 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılmış bir davası ya da açılmış olan davaya yöntemince katılımı olmadığından, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
3. Davacı – davalı Hazine vekilinin 18, 29, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlara; davalı – davacı … mirasçıları … ve müştereklerinin 21, 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazlara, davalı … ile müdahil davacı … ve müşterekleri vekili’nin 43 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre temyiz itirazları yerinde değildir.
4. Davacı – davalı Hazine vekili ile müdahil davacı … ve müşterekleri vekili’nin 45 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı – davalı Hazine vekili’nin temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Müdahil davacı … ve müşterekleri, çekişmeli taşınmaza revizyon gören Ocak 1953 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kaydının maliki ya da mirasçılarından taşınmazı satın aldıkları iddiası ile davaya katılmış olup, dosya kapsamı ile taşınmazın tespitine esas tapu kaydının önce pay satışı ve tebdilen 44/74 payının …’ya; 30/74 payının ise …’ya intikal ettiği; daha sonra ise satış nedeni ile 08.03.1978 tarihli ve 6 sıra numaralı tedavül ile taşınmazın 25/74’er payının Sebahattin ve …; 24/74 payının ise Selahattin Arıkanlı adlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde, davacı Hazinenin davası reddedildiğine göre, müdahil davacıların pay satın alımları tespit gününden sonrası olmakla beraber, 3402 sayılı Kanun’un 40. maddesi gözetildiğinde tespite esas tapu kaydındaki devirlerin dikkate alınarak hüküm tesisi gerektiği kuşkusuzdur.
Ne var ki, Mahkemece, tespite esas tapu kaydının 08.03.1978 tarihli ve 6 sıra numaralı tedavül kaydı dikkate alınmamış olup, Mahkemece bu husus gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı – davacı … mirasçısı …’nın ve davalı …’nun temyiz dilekçelerinin reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı – davalı Hazine vekili’nin 18, 29, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı, davalı – davacı … mirasçıları … ve müşterekleri’nin 21, 41 ve 42 parsel sayılı taşınmazlara, davalı … ile müdahil davacı … ve müşterekleri vekilinin 43 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle 18, 21, 29, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, (4 – a) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı – davalı Hazine vekili’nin dava konusu 45 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz istemi yerinde olmadığından reddine, (4 – b) nolu bentte açıklanan nedenlerle müdahil davacı … ve müşterekleri vekili’nin 45 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden …’ya …’na ve Sebahattin Kanlı’ya ayrı ayrı iadesine, 28.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.