Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3404 E. 2009/732 K. 17.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3404
KARAR NO : 2009/732
KARAR TARİHİ : 17.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı … vekilince istenilmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla, duruşma için tayin edilen 17.2.2009 Salı günü davacı … AŞ. adına … Varlık Yönetim AŞ. vekili Avukat …, davalı … vekili Avukat Adil …, davalı … vekili Avukat … …, davalı … … vekili Avukat… ve davalı … vekili Avukat … geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …hakkında icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek, borçluya ait taşınmazın davalı …’ya, onun tarafından davalı …’a ve bu davalı tarafından da diğer davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçeleriyle, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmazın borcun doğumundan sonra düşük bedellerle ve alacaklıya zarar vermek niyetiyle satıldığı gerekçesi ile tasarrufların iptali ile davalı … … dışındaki davalılar hakkındaki davanın bedele dönüştürülmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Karar başlığı kısmında borçlu soyisminin… yerine Gülül yazılması ve gerekçenin son paragrafında 3. kişinin soyisminin … yerine… yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
1-Davaya konu taşınmazın Ümraniye 2. İcra Müdürlüğünün 2006/407 Tal. sayılı dosyası üzerinden 07/06/2007 tarihinde yapılan cebri satış sonucu 15/06/2007 tarihinde dava dışı …Sanayi ve Ticaret A.Ş adına tescil edildiği
Ümraniye 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 16/07/2007 tarihli yazısından anlaşılmaktadır.
Davaya konu taşınmaz, borçlu tarafından 3. kişi …’ya devredilmeden önce taşınmazın tapu kaydında 650.000, 585.000 ve 295.000 YTL miktarlı haciz şerhleri bulunduğu da dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Bilirkişiler tarafından belirlenen taşınmazın gerçek değeri 452.644 YTL olup, taşınmazın ihale ile yapılan satışındaki satış bedeli ise 243.000 YTL’dir.
Davalı borçlunun malvarlığı üzerinde çok miktarda haciz bulunması, borçlarını ödeyememiş olması aciz halinin varlığını ve mal kaçırma niyetinin bulunduğunu gösterir. 3. kişi …’nın da satış sırasındaki değeri 452.644 YTL olan ve üzerinde 1.530.000,00 YTL haciz bulunan taşınmazı satın alması, borçlunun mal kaçırma kastını bildiğini gösterir. Bu nedenle … hakkındaki davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki taşınmaz bu davalı tarafından 3 gün sonra diğer davalı …’a ve onun tarafından da 5 gün sonra davalı …’a satılmıştır. Bu nedenle davalı 3. kişi …’nın da diğer davalılar gibi bedele dönüşen davada tazminata mahkum edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Mahkemece davanın bedele dönüştürülmesine karar verilmiş olmasına rağmen, hangi davalının ne miktarda tazminatla sorumlu tutulacağı belirtilmeden, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı ve davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün BOZULMASINA, 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalılardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 17/02/2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.