Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/1677 E. 2023/547 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1677
KARAR NO : 2023/547
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemes
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 ncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2013/451 Esas, 2013/709 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan beraat kararı verilmiştir.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2013 tarihli ve 2013/451 Esas, 2013/709 Karar sayılı kararının müştekiler vekilleri ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.06.2016 tarihli ve 2015/3630 Esas, 2016/9428 Karar sayılı kararı ile “Mülkiyeti Vakıflar İdaresi’ne ait olan ve sanık tarafından kiralanan 1. derece doğal sit alanındaki taşınmazda, 10.10.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile (3,50 x 15) metrekare ebatlarında profil demirlerle gölgelik v (8 x 24) metrekare ebatlarında prefabrik konaklama yeri yapıldığının tespit edildiği, sanığın hazırlık aşamasındaki beyanında atılı suçlamayı ikrar ettiği, bu itibarla mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, Anayasa Mahkemesi’nin 2863 sayılı Kanunun 65/a ve b maddelerini iptal ettiği gerekçesi ile tensiben beraat hükmü kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2016/968 Esas, 2019/935 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 65/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 52/2, 53, 51 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tesis edilen mahkûmiyet hükmünün ertelenemeyeceğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Bozma ilamı sonrası tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; …Beldesi, Konuç Mevkii, 1839 parselde kayıtlı bulunan korunması gerekli kültür varlığı ve 1. derece doğal sit alanı olan taşınmaz üzerine sanık … tarafından izinsiz bir şekilde (3,5 metre x 15 metre) boyutlarında demir profilden gölgelik, (8 metre x 24 metre) ebatlarında prefabrik konaklama yeri yaptırıldığı, bu durumun …’nce 07.10.2013 ve 10.10.2013 tarihinde yapılan kontrollerde tespit edilerek yapı tatil zaptı düzenlenip ruhsatsız yapıların mühürlendiği, … Tapu Müdürlüğü’nün 06.11.2013 tarihli yazısı ekinde bulunan tapu sicil kaydı içeriğinden …Beldesi, Konuç Mevkii, 1839 parselde kayıtlı taşınmazın Vakıflar İdaresi’ne ait olduğu ve tapu sicilinin beyanlar hanesinde ‘taşınmaz mal korunması gerekli kültür varlığı olup 1. derecede sit alanıdır’ şerhinin bulunduğunun tespit edildiği, bozma ilamı sonrası mahallinde yapılan keşif ve sonrasında alınan bilirkişi raporuna göre herhangi bir yapıya rastlanılmadığı, yapı tatil zaptı düzenlenmek suretiyle mühürlenen yapıların yıkılarak mevzuata uygun hale getirildiği ancak taşınmaz üzerinde ortalama 10 cm kalınlığında yaklaşık 250 metrekarelik alanda beton platform bulunmakta olup, söz konusu beton platformun yıkılması ve bulunduğu yerden kaldırılması gerektiği, bunun maliyetinin de 3.350 TL olarak hesap edildiği, her ne kadar sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiş ve kamp alanı olarak taşınmazı kiraladığını, prefabrik yapılar yaptığını, sit alanı olduğunu bilmediğini beyan etmiş ise de, tapu sicilindeki şerh ve bilirkişi raporu karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği” değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. …Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü görevlileri tarafından düzenlenen 10.10.2013 tarihli durdurma yapı tatil zaptında, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilip, 1. derece doğal sit alanında kalan, mülkiyeti Vakıflar İdaresi’ne ait taşınmazda sanık tarafından (3,50 metre x 15 metre) ebatlarında profil demirlerle gölgelik ve (8 metre x 24 metre) ebatlarında prefabrik konaklama yeri yapıldığına ilişkin tespitler yer almıştır.

3. İnşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 18.02.2019 havale tarihli raporda, keşif günü itibariyle suça konu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapıya rastlanılamadığı, yapı tatil zaptı düzenlenmek suretiyle mühürlenen yapıların yıkılarak mevzuata uygun hale getirildiği, ancak taşınmaz üzerinde yaklaşık 250 metrekarelik alanda 10 cm kalınlığında beton platform bulunduğu, platformun yıkılması ve bulunduğu yerden kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Mülkiyeti Vakıflar İdaresi’ne ait olup, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli ve 1. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan sanığın, eylemine uyan 2863 sayılı Kanun’un 65 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Katılan Vekilinin, Sanık Hakkında Tesis Edilen Mahkûmiyet Hükmünün Ertelenemeyeceğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Sanığa ait adli sicil kaydı incelendiğinde, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılmakla, hapis cezasının ertelenmesi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2016/968 Esas, 2019/935 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle mahkumiyet hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.02.2023 tarihinde karar verildi.