YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11255
KARAR NO : 2023/224
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 171 … maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul(Kapatılan) 68. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/996 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıkların üzerine atılı suçun maddi unsurunun oluştuğuna, sanıkların atılı suçtan cezalandırılmaları gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen görülecek diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 171 … maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.06.2014 tarihli sorguları olduğu, sorgusu yapılmayan sanık … hakkında ise 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.03.2014 tarihli iddianame olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul(Kapatılan) 68. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2014/996 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.