Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5306 E. 2009/5049 K. 07.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5306
KARAR NO : 2009/5049
KARAR TARİHİ : 07.07.2009

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairenin bozma ilamında dava konusu tasarruf tarihinden gerçek değerinin esas alınması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma toplanan delillere göre davalı borçlunun kardeşi davalı …’ye yaptığı tasarrufun mal kaçırma amacına yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı …’ün …, 520 Ada, 2 parseldeki müristen kendisine intikal edecek hisssenin diğer davalı kardeşi …’ya devrine ilişkin tasarrufun iptali ile 150.000-TL ile sınırlı olmak üzere dava konusu taşınmazla ilgili davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİk. 277 ve devamı maddelerine dayalınarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemiyeceğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece bozma ilamına gereği yerine getirilerek davalı borçludan kardeşi daval …’ya intikal eden miras payının, tasarruf tarihi itibariyle değeri konusunda bilirkişiden alınan ek rapor doğrultusunda tasarrufun değeri kesinleşen alacak miktarından daha az olduğundan tasarruf
değeriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamına uyulmakla davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuş, mahkemece bu hususun dikkate alınmaması isabetli görülmemiştir.
Dairece bozulan 18.09.2007 tarihli ilamda davalı borçludan kardeşi davalı …’ya intikal eden miras payı, borçlunun 1/4 miras payının 5/6’sı oranında hesaplanmıştır. Bozma ilamı miras payına değil, değerin tasarruf tarihi yerine dava tarihi itibariyle hesaplanmış olmasına yöneliktir.
O halde borçlunun 1/4 miras payının 5/6’sını davalı kardeşi Emine’ye devrettiği gözönüne alınarak, 13.01.2009 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davalılar arasındaki 27.09.2002 tarihli tasarrufun 125.000.00-YTL ile sınırlı olarak iptali, yargılama harç ve giderlerinin de bozma ilamının davalılar yararına olduğu da düşünülerek bu miktar üzerinden kabul ve red oranına göre hesaplanması gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 07.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.