YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19081
KARAR NO : 2023/12
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ:
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2015 tarih 2015/16834 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 267/1, 53, 58, 61 … maddeleri gereğince üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
2. Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesi 03.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında; İftira suçundan, ” 5237 sayılı Kanun’un 267/1, 269/2, 43/2, 62 /1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 7 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın aynı Kanun’un 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ:
Katılanlar Vekilinin Sanık Hakkında;
İftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulurken cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiği, aynı Kanun’un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddelerinin sanık hakkında uygulanma olanağının bulunmadığına ve noksan ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR:
1. Sanık katılanların tefecilik yaptıkları, kendisine yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunduklarına yönelik iddialar içeren bir müracaatla haklarında şikayetçi olmuş, ancak daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek önceki iddialarının … olmadığını belirtmiştir.
2. Konya Kaçakcılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 08.07.2015 tarihli tutanağında müştekilerin tefecilik yaptıklarına dair herhangi bir somut bilgi ve delile rastlanılmadığı şahısların … bürolarının olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE:
1. Mahkemece sanığın katılanlar hakkındaki başvurusunun Anayasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, katılanların suç işlemediğini bildiği halde kişiye suç isnadı olduğu, şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunmadığı belirtilerek, sanığın eyleminin zincirleme iftira suçunu oluşturduğundan kastının yoğunluğu, suçun işleniş şekli gözönüne alınarak suçun subut bulduğu kabul edilmiştir.
2. Mahkemece … ceza alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmiş, sanık bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla katılana karşı işlediğinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı, sanığın soruşturma evresinde 26.05.2015 tarihli dilekçesiyle iftirasından döndüğü anlaşıldığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak cezasından 3/4 oranında indirim yapılmıştır.
3. Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 … maddesinin birinci fıkrası uygulanmıştır.
4. Sanığın sabıkalı kişiliği ve suç işleme hususundaki eğilimleri nazara alınarak hakkında aynı Kanun’un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
5. Dava dosyası kapsamı ve oluşa göre, mahkemece … cezanın tayininde ve takdiri indirim uygulanmasında 5237 sayılı Kanun’un 61 … ve 62 nci maddelerine aykırılık görülmemiş ayrıca sanığın soruşturma aşamasında dilekçe vererek önceki beyanlarından dönmesi nazara alındığında 5237 sayılı Kanun’un 269 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
Sair temyiz sebepleri yönünden ise,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/ 699 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2023 tarihinde karar verildi.