Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/721 E. 2009/3774 K. 01.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/721
KARAR NO : 2009/3774
KARAR TARİHİ : 01.06.2009

MAHKEMESİ : Ankara Asliye 17. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu…. Tur. Tem. İnş. Taş. LtD. Şti. aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun davalı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndaki istihkaklarını diğer davalı …’e temlikine ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı borçlu şirket işyeri ile davalı …’in işyerinin komşu olmasından dolayı borçlunun içinde bulunduğu durumun Muharrem tarafından bilinebilecek olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 381 ve takip eden maddelerine göre asıl olan ve davayı sonlandıran karar, kısa karar olmakla, gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Aksi takdirde mahkeme kararlarına duyulan güven ilkesinin zedeleneceği kuşkusuzdur.
Somut olayda mahkemece, 18/12/2008 tarihli kısa kararda davacı tarafın dava dilekçesinde de yer almayan Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2007/12585 esas sayılı dosyası yönünden de tasarrufun iptaline karar verilmesine karşın gerekçeli
.kararda bu hususun zühule dayalı olduğundan söz edilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması doğru değildir.
Kabule göre de; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından diğer davalılar arasında yapılan temlik sözleşmesine istinaden ödeme yapılmış olup davanın niteliğine göre anılan davalıya husumet düşmeyeceği göz önüne alınarak bu davalı yönünden davanın husumet nedeniyle reddine ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi ile yargılama giderlerinden sorumlu tutulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 01.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.