Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/6103 E. 2009/582 K. 12.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6103
KARAR NO : 2009/582
KARAR TARİHİ : 12.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan vergi borcu nedeniyle yaptıkları icra takibi sırasında alacaklısı olduğu Giresun 1.İcra Müdürlüğünün 1998/1041, 2002/1146 ve 2003/657 sayılı takip dosyaları ile Giresun 2.İcra Müdürlüğünün 1999/1003, 2002/883 ve 884 sayılı takip dosyalarındaki alacaklarını kamu alacağının tahsiline imkan bırakmamak için nikahsız eşi olan diğer davalı …’a temlik ettiğini öne sürerek, yapılan temlik işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Davalılar, …’ın maddi olarak sıkışan borçlu …’in icra dosyalarındaki alacaklarını bedelini ödeyerek temlik aldığını, davanın reddini savunmuşlardı.
Mahkemece Giresun 1.İcra Müdürlüğünün 1998/1041, 2.İcra Müdürlüğünün 2002/883 ve 884 sayılı takip dosyalarının infazen işlemden kaldırılmış olması ve davanın konusuz kalması nedeni ile bu dosyalar yönünden açılan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, Giresun 1.İcra Müdürlüğünün 2002/1146 ve 2003/657 sayılı dosyaları yönünden bu dosyalardaki alacaklar 3. kişilere temlik edildiklerinden davalarının reddine, Giresun 2.İcra Müdürlüğünün 1999/1003 sayılı dosyasındaki temlikin, davacının alacağı ve ferilerine yetecek miktarda iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı yasanın 24. ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dava ve temyize konu edilen Giresun 1. İcra Müdürlüğünün 2002/1146 ve 2003/657 sayılı takip dosyalarındaki alacağın 4. kişilere temlik edildiği gerekçesiyle bu dosyalar yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. İptal davasının konusu iptale tabi bir tasarruf ile borçlunun 3.kişiye devretmiş olduğu mal veya hak üzerinde davacı alacaklının cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisini elde etmesidir. İptal davası ayni bir dava olmayıp şahsi bir davadır. Dava konusu mal veya hak lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman 3. kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir.
Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde, davanın ıslahına gerek olmadan, davacı alacaklı, davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4. kişiyi dahil ederek davaya devam edilebilir.
Somut olayda, davalı borçlu …, davaya konu edilen Giresun 1. İcra Müdürlüğünün 2002/1146 sayılı takip dosyasındaki alacağını 18.04.2003 tarihinde davalı …’a temlik etmiş, …ise aynı alacağı 01.06.2006 tarihinde …’e temlik etmiş, yine … Giresun 1.İcra Müdürlüğünün 2003/657 sayılı icra takip dosyasındaki hak ve alacaklarını 26.09.2003 tarihinde …’a temlik etmiş, …’da 15.09.2006 tarihinde …’a temlik etmiştir.Bu durumda davacı alacaklı Maliye Bakanlığınca icra takip dosyasındaki hak ve alacakları devralan 4. kişi konumundaki … ile …’ın kötü niyetli olduklarının ileri sürülmesi halinde, adı geçen kişileri davaya dahil edip etmeyeceği hususunda seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya dahil ettiği takdirde kendilerine tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, aksi halde 3. kişi … yönünden davanın tazminat isteğine dönüştüğü kabul edilerek tarafların iddia ve savunmaları dinlenip, delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının davasının reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi kabule göre de davacının Giresun 2. İcra Müdürlüğünün 1999/1003 sayılı takip dosyasına ilişkin davasının kabulüne karar verildiğine göre, davacının takibe koyduğu alacak miktarı ile borçlunun temlik ettiği hak ve alacağı göz önüne alınarak, hangisi daha az ise o miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.