YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4769
KARAR NO : 2022/14352
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sanıklardan …, …, …, … ve … hakkında nitelikli zimmet, …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, …, …, …, …, …, … ve … hakkında nitelikli zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali
HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli zimmet ve nitelikli zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçlarından beraat, sanıklardan …, …, … ve … hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
…’in ve Hazinenin sanıklar …, …, … ve …’ya isnat edilen görevi kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından doğrudan zarar görmedikleri ve … hakkındaki usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceği, bu itibarla bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme haklarının bulunmadığı gözetilerek, bu hükümlere yönelik vekilleri aracılığıyla vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, CMK’nın 260/1. maddesine göre nitelikli zimmet ve nitelikli zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan … ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 05/07/2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Yasa’nın 7417 sayılı Kanun’un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Tarım ve Orman Bakanlığının, 3628 sayılı Yasa’nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca da Hazinenin başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin müdafilerin sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılanlar bakanlık ve Hazine vekillerinin ise nitelikli zimmet ve nitelikli zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak suretiyle denetim görevinin ihmali suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklardan …, … ve …’e isnat edilen 2005 yılında çuvalı 18,00 TL’den alınan yemleri 2006 yılında 16,00 TL’den satarak kooperatifi gelirden mahrum etme, vergi ve sigorta primlerini zamanında ödemeyerek ceza ödenmesine neden olma, … Limited Şirketinin başka şirkete kestiği faturayı gider olarak gösterme ve …’ya isnat edilen 17/03/2008 tarihli ara mizanda kasada bulunması gereken 63,33 TL’nin kasada bulunmaması eylemleri yönünden mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Zimmet eyleminin faillerinin eylemlerine iştirak ettiklerine dair haklarında delil bulunmayan sanıklara isnat olunan eylemlerin denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı TCK’nın 251/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23/09/2008 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa’nın 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve …’a yüklenen kooperatif binasına bir adet fazla tuvalet taşı alınması ve kooperatife ait olmayan 95,00 TL’lik fatura bedelinin ödenmesi eylemlerinde suç unsuru bulunmadığı şeklindeki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik yok ise de; mahkemece sübutu kabul edilen ve bu sanıklara yüklenen kooperatif işletme binasının seramik, boya ve mermer işleri için fazla para ödenmesi, Aksan firmasının düzenlediği muhatabı kooperatif olmayan 2.360,00 TL’lik faturanın ödenmesi, usulsüz akaryakıt harcaması yapılması eylemlerinin zimmet suçu niteliğinde olduğu ve bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklar …, … ve …’a yüklenen 52 adet müstahsil makbuzu ile toplanan sütler karşılığında fazla para ödeme, ortaklardan sermaye dışında bağış toplayıp kayıtlara geçmeme, gerçek değerinden yüksek bedelle yem kırma makinası alma, 2006 yılında alınan branda ve naylon halatın kooperatifte olmaması, bakanlık kaynaklarından kullanılan kredinin 14.400,00 TL’sinin nerede kullanıldığının kayıtlara yansıtılmaması, mizana göre kasada olan 36.224,25 TL’nin 30/07/2007’de seçilen yönetime devredilmemesi, kooperatif binasının yapımı için alınan fazladan çimentonun köylülere satılması ve tahsil edilen paranın kayıtlara geçirilmemesi, sanıklar … ve …’ya yüklenen usulsüz akaryakıt harcaması yapılması, …’e yüklenen 210 çuval yemin bir çuvalını 26,25 TL’ye satmasına rağmen 6,25 TL’ye satılmış olarak göstermesi, mizana göre kasada olan 5.527,31 TL’nin 29/09/2007’de seçilen yönetime devredilmemesi, …’ya isnat edilen 65 adet ödeme makbuzu ile ortaklara dağıtıldığı görülen 3.669,58 TL’nin ortaklara ödenmemesi ve kooperatif kasasında da olmaması, 04/11/2007’de kasa fişi ile Yaşar Koç’tan tahsil edilen 195,00 TL’lik bağışın kayıtlara girilmemesi şeklindeki isnatlar yönünden sanıkların aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi ve …’in kooperatife temin ettiği paraların faiz karşılığı alındığını ve faiz ödemelerini ne şekilde belgelendireceklerini bilemedikleri şeklindeki savunması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, tüm sanıkların her bir eyleme ilişkin ayrı ayrı ve ayrıntılı savunmalarının alınmasından, yem kırma makinesinin bedeline ilişkin satış yapan firma kayıtlarının temin edilmesinden ve gerçek bir ödeme yapılıp yapılmadığının, bakanlık kayıtlarından kullanılan kredinin 14.400,00 TL’sinin akıbetinin, branda ve naylon halatın gerçekten alınıp alınmadığının ve zayi olup olmadığının, … ve …’nın görevde kaldıkları 3 aylık sürede 147,00 TL’lik akaryakıt harcadıkları savunmasının doğruluğunun ve 6,25 TL’ye satıldığı kayıtlara geçen yemlerin bedelinin çuval başına 26,25 TL olarak banka hesaplarına intikal edip etmediğinin araştırılmasından, kooperatife alınan çimentoları bakanlıktan teşvik ödemesi almak amacıyla köylülerin ahır yapımı için kullandığı savunması karşısında çimento için yapılan ödemeler ile bakanlıktan gelen teşvik miktarının karşılaştırılmasından, 65 ortağa yapıldığı belirtilen ödeme yönünden kooperatif üyelerinin ve 195,00 TL’lik bağış yaptığı belirtilen Yaşar Koç’un beyanlarına başvurulmasından sonra, sanıkların kooperatifin fiilen işleyişindeki görev ve sorumlulukları, parasal iş ve işlemleri ile yönetim işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğünün belirlenmesini müteakip her bir isnat yönünden sanıkların sorumluluğunu ayrı ayrı irdeler ve önceki bilirkişi raporlarını karşılar şekilde uhdelerinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında yeni bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumunun ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Hükmün gerekçe kısmında sanıkların görevi ihmal suçunu işlediği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
Görevi kötüye kullanma suçunu bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edilen sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
Yüklenen görevi kötüye kullanma suçunu TCK’nın 53/1-d maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işledikleri kabul edilen sanıklar …, …, … ve … hakkında 53/5. maddesi gereğince yasaklama kararına hükmolunmaması,
Sanık … hakkında verilen hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın hükümden sonra 21/08/2018 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 12/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.