YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9063
KARAR NO : 2022/14795
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : 1-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat,
2-Sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan beraat,
3-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … , …, …, … ve … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan beraat.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK’nın 260/1. maddesine göre edimin ifasına fesat karıştırma ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar gören, yargılama aşamasında duruşmaları takip etmesine rağmen katılma talebi sorulmayan ve katılma ile ilgili bir karar verilmeyen Sağlık Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 30/06/2014 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, anılan suçlardan açılan kamu davalarına 3628 sayılı Yasa’nın 18 ve CMK’nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan olarak KABULÜNE, görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında, katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle söz konusu suçtan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan … ile Hazinenin vekilleri aracılığı ile yapmış oldukları temyiz istemlerinin, keza sanık … müdafin 16/05/2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat kararını temyiz ettiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının eksiklik giderme yazısı üzerine sanık müdafine gerekçeli kararın 15/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği ancak sanık müdafin gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı, süre tutum dilekçesi içeriğinden de temyiz isteminin beraat hükmünün gerekçesine yönelik olduğu anlaşılmadığından temyizde hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilmekle sanık … müdafin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, sanıklar …, …, …, …, … ve … müdafilerin temyiz istemlerinin beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olduğu ve temyizde hukuki yararları bulunduğu hususu da gözetilerek incelemenin katılanlar vekillerinin ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat hükümlerine, müdafin sanıklar …, …, …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükümlerine, müdafin sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilleri ile sanıklar …, …, … ve … müdafin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında ihaleye fesat karıştırma ile sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden isnat edilen 26/10/2006 ve 14/09/2007 tarihli ihalelere yönelik eylemler dışındaki eylemlerin sübutu halinde TCK’nın 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, diğer yandan 26/10/2006 ve 14/09/2007 tarihli ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde 5237 sayılı TCK’nın 6459 sayılı Yasa’nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, bu suçların ve sanıklardan …’a isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun TCK’nın 257/1. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23/02/2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin TCK’nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanık … hakkında ihaleye fesat karıştırma ile sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanık …’in hükümden sonra 07/01/2018 ve sanık …’in 14/05/2019 tarihinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususların mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar … ve Hazine vekilleri ile sanık … müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.