YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5944
KARAR NO : 2022/8271
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2020 gün ve 2017/672 – 2020/509 sayılı kararı onayan – bozan Daire’nin 23.06.2022 gün ve 2020/8232 – 2022/5228 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalılardan Erdemir Motorlu Araçlar Ltd. ile diğer davalı …’in müteselsil kefaleti ile 01.03.2006 tarihinde imzalanan pazarlama destek sözleşmesi uyarınca davalı şirkete 200.000 USD tutarında avans sağlandığını, sözleşmeye göre her yıl belli miktarda ürün satın alma taahhüdü bulunan davalının herhangi bir yılda eksik mal alması durumunda hedef tonajın altında kaldığı miktarın açık miktar olduğunu, her kontrat yılını takip eden 30 gün içerisinde ödeme yükümlülüğünün sözleşmenin 3.3 (B) maddesinde kayıtlı olduğu halde 2008 ve 2009 yıllarına ait açık tutar olan 30.672,80 USD’yi müvekkiline ödemediğini, ayrıca 12.02.2010’dan itibaren müvekkilinden mal almayı kestiğini, Mobil değil GM marka yağ satın almaya başladığını, bunu şifahen belirttiğini, sözleşmeye göre Mobil’den farklı marka ürün satılmasının sözleşmenin 9.1. maddesine göre ihlal olup yazılı uyarıya rağmen 15 gün içinde durdurulmaması halinde sözleşmenin haklı sebeple tek taraflı olarak feshedilebileceğini, açık tutar olan 30.672,80 USD ile davalıya 06.06.2007 tarihinde tebliğ edilen Tadil Protokolünün 2. maddesi uyarınca 200.000 USD cezai şartı ödemesinin ve sözleşmeye göre verilen ekipmanı iade etmesinin, teminat mektubunun nakde çevrileceğinin, ayrıca her türlü zarar ve ziyandan dolayı talep hakkının saklı tutulduğunun ihtar edildiğini, ihtarın 04.06.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak ihlalin durdurulmadığını, muaccel hale gelen 127.666,77 TL alacaklarının 114.000 TL’sinin teminat mektubundan tahsil edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinin çok sonra 13.07.2010 tarihinde gönderildiğini, hukuki gerekçesinin olmadığını, buna karşı 21.07.2010 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, bakiye 18.531,16 TL alacak için İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2010/19915 esas sayılı ve İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16391 esas sayılı dosyasından yapılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini, sözleşmenin 11. maddesinin delil sözleşmesi olup Mobil A.Ş. kayıtlarının kesin delil olduğunu ileri sürerek bakiye 18.531,16 TL alacağın 04.06.2010 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkili Mobil Oil Türk A.Ş. ile davalı şirket arasında 01.03.2006 tarihli Pazarlama Destek Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin diğer davalı … tarafından da müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşmenin 2. maddesi ve 3.1. maddesi kapsamında davalıya münhasıran Mobil ürünlerinin satışı ve ticari faaliyetlerinin geliştirilmesi amacı ile sözleşme ile düzenlenen şartlara bağlı olarak toplam 200.000 USD tutarında avans sağladığını, sözleşmeye göre davalının münhasıran Mobil ürünü kullanmakla ve her yıl belirli miktarda Mobil ürünü müvekkili şirketten satın almakla mükellef olduğunu, sözleşmeye ek tadil Protokolü’nün 1. maddesi uyarınca 01.03.2011 tarihine kadar geçerli olan Sözleşme’nin 5.5. maddesi uyarınca davalı şirketin sözleşme süresi boyunca Mobil ürünleri dışında rakip ürünleri doğrudan veya dolaylı yollarla satın almamayı, satmamayı, kullanmamayı ve bulundurmamayı kabul ve taahhüt ettiğini, bu hükme rağmen davalı şirketin 12.02.2010 tarihi itibariyle müvekkili şirketten alım yapmayı durdurduğunu, müvekkili şirketin iyiniyetli yaklaşımları çerçevesinde kendileri ile bir çok görüşme yapılmakla birlikte herhangi bir uzlaşmaya varılmadığı gibi yapılan bu görüşmeler esnasında davalının, münhasıran Mobil marka ürünleri satın almakla ve kullanmakla yükümlü olduğunu, bu şartla kendisine yatırım yapıldığı halde, GM marka motor yağı kullanmaya başladığını, bu nedenle müvekkili şirkete ürün siparişi vermediğini, müvekkili şirketten ürün satın almayacağını şifahen açıkça ifade ettiği, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, her kontrat yılının bitiminden sonra, müvekkili şirketin bir önceki kontrat yılı boyunca Bayi tarafından satın alınmış olan ürünlerin miktarını saptadığını, o yıl gerçek miktarın yıllık hedef tonaj miktarının altında kalması halinde, bu eksikliğin “Açık Miktar” olarak adlandırıldığını, ayrıca davalı şirketin sözleşmenin 3.3 (B) maddesi uyarınca, her kontrat yılını takip eden 30 gün içerisinde kontrat yılına ilişkin ödemekle yükümlü olduğu halde, 2008 ve 2009 yıllarına ait toplam 30.672,80 USD tutarındaki açık tutarı müvekkili şirkete ödemediğini, sözleşmenin 9.1 maddesinde, “Bayinin doğrudan ve dolaylı surette Mobil ürünleri dışında ürün satın alması, satması, kullanması, bulundurması halinde” ve sözleşmenin Bayi tarafından başka nedenlerle ihlal edilmesi, yükümlülüklerin, taahhütlerin yerine getirilmemesi ve gönderilen yazılı uyarıya rağmen 15 gün içerisinde bu ihlale son verilmemesi” halinde müvekkili şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak haklı sebeple feshedebileceğinin düzenlendiğini, müvekkilinin davalı şirkete … 3. Noterliği’nin 02.06.2010 tarih, 17620 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, sözleşmenin 5.5 maddesi uyarınca Mobil ürünleri dışında rakip ürünleri doğrudan ve dolaylı yollarla satın almayı, satmayı, kullanmayı ve bulundurmayı derhal durdurması gerektiğinin, aksi halde sözleşmenin 9.1 maddesi uyarınca feshedileceğinin, ayrıca 2008 ve 2009 yıllarına ait açık tutar olan 30.672,80 USD’nin veya Türk Lirası karşılığının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğinin, müvekkili şirketin sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiği halde davalı tarafından karşı ediminin yerine getirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, söz konusu feshi takiben davalı şirketin sözleşmeden doğan tüm borçlarının muaccel hale geldiğini, sözleşmenin 9.1 madde uyarınca haklı nedenle feshedilmiş olması sebebi ile Tadil Protokolü’nün 2. maddesi uyarınca 200.000 USD tutarındaki cezai şartın fiili ödeme gününde uygulanmakta olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının faizi ile birlikte talep edilmesi zaruretinin hasıl olduğu, teminat mektubunun nakde çevrileceği hususlarının ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalı şirkete 04.06.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirkete verilen 15 günlük süre içerisinde borçların ödenmemesi üzerine, … 3. Noterliği’nin 23.06.2010 tarih, 19769 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, feshe ilişkin ihtarnamenin ise 28.06.2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davalının sözleşme kapsamındaki tüm borçlarına tekabül eden 82.750,05 USD’nin muaccel hale geldiğini, teminat mektubu nakde çevrilerek TL karşılığı 127.666,77 TL’nin 114.000 TL’sinin söz konusu teminat mektubundan tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya dair her türlü yasal hak ve talepleri saklı kalmak üzere, Pazarlama ve Destek Sözleşmesi’ne ek tadil Protokolü’nün 2. maddesi uyarınca 200.000 USD tutarında cezai şartın fiili ödeme gününde uygulanmakta olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın kabulüne, 18.531,16 TL alacağın 04.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 200.000 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren fiili ödeme gününde uygulanacak olan TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine Dairemizce asıl davada verilen karar onanmış, birleşen davada verilen karar bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5219 sayılı Kanun ile değişik 440/III-1 nci maddesi uyarınca 01.01.2022 tarihinden itibaren karar düzeltme sınırı 35.834,00 TL’ye yükseltilmiştir.
Davacı asıl davada 18.531,16 TL’nin tahsilini istemiş, mahkemece asıl davanın kabulü ile 18.531,16 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen kararın asıl davanın davalılarınca temyizi üzerine asıl davada verilen karar Dairemizin 23.06.2022 günlü ilamıyla onanmıştır. Asıl davanın davalıları vekili bu kez asıl davaya yönelik karar düzeltme isteminde bulunmuş ise de asıl ve birleşen davaların bir arada görülmeleri davaların bağımsızlığını ortadan kaldırmaz. Her davanın ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucu asıl davaya konu dava değeri yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca karar düzeltme sınırının altında kaldığından asıl davada davalılar vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, birleşen davada davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalılar vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme isteminin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, isteği halinde aşağıda yazılı bakiye 168,30 TL karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen birleşen davaya yönelik-birleşen davada davalılara iadesine ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen birleşen davada davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.