Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3772 E. 2023/437 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3772
KARAR NO : 2023/437
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1…. 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.06.2011 tarihli ve 2011/268 Esas, 2011/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan; Askeri Ceza Kanunu’nun 146 ıncı maddesi delaleti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 180 gün adli para cezası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının ( b ) bendi uyarınca 270 gün adli para cezası, 62 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca 225 gün adli para cezası ve aynı Kanun’un 50 inci maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL dan paraya çevrilerek 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2…. 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.06.2011 tarihli ve 2011/268 Esas, 2011/249 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Askeri Yargıtay’ın 01.02.2013 tarihli ve 2013/0127 Esas, 2013/0285 Karar sayılı bozma ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması konusunda değerlendirme yapılıp, oluşan yeni hukuki duruma göre karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesi ile bozulmuştur

3…. 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 04.01.2019 tarih, 2017/237 Esas ve 2019/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89/1, 89/2-b, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 üncü maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5728 sayılı yasa ile değişik CMK’nın 231 inci maddesinin beşinci bendi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmiştir.

4.Sözkonusu HAGB kararının itiraz edilmeyerek, 04.03.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanık denetim süresi içinde 06.06.2021 tarihinde, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e-son maddesinde düzenlenen “açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık” suçunu işlediği ve bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve hükümle birlikte sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için … 3. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulduğu anlaşılmıştır.

5…. 3. Asliye Ceza Mahkemesi 05.01.2022 tarih, 2021/372 Esas, 2022/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/11inci maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 180 gün adli para cezası, 89 uncu maddenin ikinci fıkrasının ( b ) bendi uyarınca 270 gün adli para cezası, 62 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca 225 gün adli para cezası ve aynı Kanun’un 50 inci maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL dan paraya çevrilerek 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği;
Sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanmadan verilen mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ile mağdurun askerlik hizmetini yaptıkları sırada sanığın olay tarihinde saat 19:00-21:00 saatleri arasında 5 nolu mevzi nöbetçisi olduğu, saat 20:00 sıralarında sanığın 4 nolu mevzi tarafından 2 kişinin yaklaştığını gördüğü, sanığın dur ihtarında bulunduğu, bu ihtara karşı iki kişinin yaklaşmaya devam ettikleri, bunun üzerine sanığın nöbet silahının kurma kolunu çekip bırakarak tam dolduruşa getirdiği, gelen iki kişi biraz daha yaklaştığında sanığın gelenleri tanıdığı, gelenlerin mağdur ile tanık.olduğunu tespit ettiği, daha sonra konuşmaya başladıkları, bu sırada sanığın dolu olan silahını boşaltmak için havaya kaldırdığını zannederek tetik düşürdüğü, ancak namlunun mağdurun kolunu gösterdiği ve silahın ateş alması sonucu mağdurun sağ omuz bölgesinden yaralandığı anlaşılmıştır.

2.Olay sonrasında 13C812 seri numaralı G-3 piyade tüfeğinin yapılan muayenesi sonucunda “silahın mekanizma başı ve atım yatağında barut izi olduğu, arpacıkta çamur olduğu, silahta herhangi bir hasar olmadığı ve silahın faal” olduğunun tespit edilmiştir.

3.Mağdur hakkında düzenlenen kati raporda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyeceği, vücudunda sağ humerus açık parçalı kırığına neden olduğu, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 5’inci (ağır derecede) olduğunun belirtilmiştir.

4.Mağdur …, yaralanması ile ilgili olarak sanık hakkında şikayetçi olmamış ve davaya katılmamıştır.

5.Sanık olayın kazayla olduğunu, lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.

6.Askeri Ceza Kanunu’nun 48 inci maddesinin A bendi uyarınca askeri suçların takibi şikayet sağlı değildir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

8.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.06.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Askerî Yargıtay Daireler Kurulu’nun 26.03.2009 tarih, 2009/45 Esas ve 2009/44 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Askeri Ceza Kanunu’nun 48/A maddesinin açık hükmü karşısında, askerî suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olmadığı gibi, Askeri Ceza Kanunu’nun bünyesinde bu suçla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesine imkân sağlayan herhangi bir düzenleme de yer almamaktadır. Kanun koyucunun başka türlü bir yorum ve değerlendirmeye imkân vermeyen bu düzenlemeleri karşısında, askerî suç niteliği taşıyan ve özel kanununda bu uygulamaya olanak sağlayan istisnai bir hüküm bulunmayan suçla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesine hukuki imkân bulunmamaktadır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesi 05.01.2022 tarih, 2021/372 Esas, 2022/4 Karar sayılı kararında mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.02.2023 tarihinde karar verildi.