YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2195
KARAR NO : 2023/526
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 09.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci
fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/1704 Esas, 2015/1912 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 91 gün karşılığı 1.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine, katılan … İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, katılan kuruma vekâlet ücreti takdir edilip edilmediğinin hükümde netlik kazanmadığına, kararda gösterilen gerekçelerin yerinde olmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle aleyhe olan tüm hükümler yönünden bozulmasına, vekâlet ücretinin sanığa yükletilmesine karar verilmesine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, verilen hükümde yasal isabet görülmediğine, eksik inceleme yapıldığına, yanlış hüküm tesis edildiğine, açıklanan ve inceleme sırasında görülecek sair nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 15.30 sıralarında Hacıpaşa-Antakya karayolu üzerinde yapılan uygulamada, sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada, aracın altına gizlenmiş olan zula depo içerisinde 840 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Ulusal marker tespit tutanağına göre, ele geçen akaryakıtın ulusal marker kontrol sonucunun geçersiz çıktığı tespit edilmiştir. Sanık, kollukta ve savcı huzurunda alınan savunmasında aracında zula depo bulunduğunu ancak kaçak akaryakıt olmadığını, mahkeme savunmasında da aracında kaçak akaryakıt ele geçirilmediğini beyan etmiştir. Suçta kullanılan araç için alınan 07.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda; araçta ele geçen yakıtın bulunduğu deponun gizli bir depo niteliğinde olup gizli dolum ağzı, gizli boşaltma vanası ve havalandırma hortumları bulunduğu, ele geçen eşyanın aracın taşıma yükü kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak ve fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan … İdaresi vekilinin yüzüne 08.12.2015 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 09.02.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında kurulan hüküm,
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Suça konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/1704 Esas, 2015/1912 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Altınözü Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/1704 Esas, 2015/1912 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.