Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/6246 E. 2023/114 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6246
KARAR NO : 2023/114
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2311 E. 2021/2188 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1035 E. 2020/251 K.

Taraflar arasındaki takibin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı … yönünden açılan davanın usulden reddine, diğer davacılar yönünden davanın reddine, tazminat şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; takibe konu bonodan dolayı davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, takibe konu bonoyu alacaklıya kredi sözleşmesinin teminatı olarak verdiklerini, bononun tanzim ve vade tarihlerinin alacaklı tarafından doldurulduğunu belirterek, takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlu …’a ödeme emrinin 17.10.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın … yönünden süresinde olmadığını, diğer davacıların teminat iddiasının kanıtlanamadığını, senet üzerinde ya da başka herhangi bir belgede senedin teminat amacı ile verildiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını belirterek borçluların takibin iptali davasının reddini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlu …’a ödeme emrinin 17.10.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 23.10.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davacı … yönünden açılan davanın süresinde olmadığı, icra takibine konu senet üzerinde senedin teminat amacıyla verildiğinin yazmadığı gibi teminat ilişkisi olduğuna dair yazılı bir belgenin de sunulmadığı yine davalı tarafın takip konusu senedin, teminat senedi olduğuna yönelik kabul beyanının da olmadığı, takibe konu senedin senet unsurlarında bir eksiklik olmadığı, borcun olmadığının İ.İ.K. 169/a maddesinde belirtilen belgelerle de ispatlanamadığı gerekçesi ile davacı … yönünden açılan davanın usulden reddine, diğer davacılar yönünden davanın reddine, tazminat şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular vekili; takibe konu bonoyu alacaklıya kredi sözleşmesinin teminatı olarak verdiklerini, mahkemece hiç bir husus araştırılmadan ticari defterler, davalı tarafın genel kredi sözleşmeleri incelenmeden usul ve yasaya aykırı şekilde karar verildiğini, mahkeme kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olduğu, bono üzerinde senedin teminat senedi olduğunu gösteren herhangi bir ibare yer almadığı, senet üzerine hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı değilse borçlunun yapacağı teminat iddiası borca itiraz niteliğinde olup, senedin teminat senedi olarak verildiği iddiası kanunda öngörülen yazılı belgelerle ispat edilemediği gibi davalı alacaklı tarafça da bu iddianın kabul edilmediği, takip konusu bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının da yazılı bir belge ile ispatlanamadığı, dosya kapsamı, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular vekili, keşideci Onay Boya A.Ş. tarafından söz konusu kredinin, takipten önce ödenerek kapatıldığını, ödeme belgeleri ve daha sonra çekilen kredi sözleşmeleri incelenmeden karar verildiğini, dosyanın diğer borçlularından Orhan TUNÇ’un aynı takibe ilişkin açmış olduğu icra takibine itiraz davasında Ankara 1. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu sonucunda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2020/1726 E. ve 2021/2304 K. sayılı istinaf ilamıyla “…mahkemece duruşma açılıp taraf teşkili sağlanmak suretiyle tarafların delilleri de toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken dosya üzerinden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiş…” denilerek kararın kaldırılmasına karar verildiğini, ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü haciz yoluyla icra takibinde takibin iptali istemine ilişkin şikayet ve borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 169/a-1 maddesi ile, 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi ve aynı Kanun’un 680. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.