Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5378 E. 2009/933 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5378
KARAR NO : 2009/933
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, aracın servise çekilerek davalı … şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu, davalı tarafça araçta eksper incelemesi yapıldığını, el yazısı ile not tutulduğunu, aracın tamiri için servise talimat verildiğini, araç onarılmasına rağmen tamir bedeli davalı tarafça ödenmediğinden müvekkili tarafından ödendiğini belirterek, 23.874.05.-YTL tamir bedeli ile 59.50.-YTL çekici ücreti toplamı 23.933.-YTL’nin, ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortası olan davacı aracının hasarı hakkında kasko sigorta poliçesi genel şartnamesinde belirtildiği şekilde hiçbir ihbarda bulunulmadığını, dava dilekçesinin tebliği ile kazadan haberdar olduklarını, kazanın ihbarı sorumluluğunun yerine getirilmediğini, hasar miktarının fahiş olduğunu, dava tarihinden faiz istenebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile 23.933.-YTL tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı taraf aracının davalı … nezdinde kasko sigortalı olduğu ve sigorta sözleşmesi süresi içinde davaya konu hasarın meydana geldiği hususunda taraflar arasında ihtilaf olmamasına, Kasko Sigortası Poliçesi Genel Şartlarında öngörülen 5 günlük ihbar süresinin hak düşürücü sürelerden olmamasına, davalı tarafın sigorta ettirenin kastının bulunduğunu yada geç ihbar nedeniyle sigorta bedelinin tenzilini gerektirir bir durumun mevcut olduğunu iddia ve ispat edememiş olmasına, ihbarın süresinde yapılmamasının tek başına hasar bedelinin ödenmesine engel teşkil etmemesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 969.12.-TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 26.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.