YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5042
KARAR NO : 2009/4792
KARAR TARİHİ : 30.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü şahsa poliçe limiti dahilinde 6.000.-YTL’sı ödeme yapıldığını, davalıya ait aracın sürücüsünün sürücü belgesinin bulunmaması nedeniyle rücu hakkı doğduğunu belirterek 6.000.-YTL’sı tazminatın 4.11.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, kaza ehliyetsiz sürücünün idaresinde iken meydana geldiğinden davanın kabulü ile 6.000.-YTL’sı tazminatın 4.11.2002 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zzorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda meydana gelmiş ise, sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve Kadıköy 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2007/162E- 2008/980K. Dosyasına göre,aracın sürücü kursu tarafından sürücü adaylarının eğitimde kullanıldığı, sürücü adayı olan, Selin Oransoylu idaresinde iken, kırmızı ışıkta durduğu sırada yanında yolcu olarak bulunan …’in aracın sağ kapısını açtığı sırada sağ taraftan geçmekte olan motosikletin, aracın kapısına çarpması nedeniyle kazanın meydana geldiği, …’in, sanık olarak yargılandığı ve kusurunun bulunmaması nedeniyle, beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ibraz edilen sürücü adayı belgesine göre sürücünün 26.10.2007 tarihinde verilen “K” sınıfı sürücü aday belgesi olduğu, kazanın ise 4.11.2007 tarihinde meydana geldiği görülmüştür.
Davacı … şirketi, sigortalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü sürücü belgesi olmaksızın kullanıldığını ve bu sırada zarara sebebiyet verildiğini iddia etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 39. maddesinde, sürücü adayı olarak araç kullanacakların “K” sınıfı sürücü belgesine sahip olmaları zorunlu olduğu ve sürücü aday belgelerinin 6 ay geçerli olduğu düzenlenmiş olup, somut olayda sigortalı aracı kullanan sürücünün sürücü adayı olduğu, belgesinin “K” sınıfı olduğu, sürücü kursu tarafından kullanılan araç ile ve yanında sorumlu sürücü bulunduğu sırada kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre, aracın gerekli ehliyetnameye sahip sürücü tarafından kullanıldığı davacı … şirketinin sigorta ettiren konumundaki davalıya rücu imkanı bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç:yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.