YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3310
KARAR NO : 2023/178
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarih ve 2014/808 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarih ve 2014/808 Esas, 2016/340 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarih ve 2021/18550 Esas, 2021/16952 Karar sayılı kararıyla;
“Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2 nci maddesi uyarınca: “Sucun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1 inci maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254 üncü maddesi uyarınca aynı kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmistir.
4. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarih ve 2021/752 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 151 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmistir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temel cezanın fazla belirlendiğine,
3. Takdiri indirim ile birlikte lehe yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında önceye dayalı alacak verecek meselesi yüzünden aralarında husumetin bulunduğu, katılanın aralarındaki sorunu konuşmak için suç tarihinde sanığı Kepsut yolu üzerinde bulunan Yörem ekmek fabrikasının önüne çağırdığı, sanığın buluşma yerine kamyoneti ile birlikte saat 19.15 sularında giderek kendisini olay yerinde 10… plakalı araç içerisinde bekleyen katılan ve olay tanığı arkadaşı R.D.’nin bulunduğu araca kasten çarpması üzerine katılan ve arkadaşının içerisinde bulundukları araçta hasar oluştuğu katılan ve arkadaşının araçtan inmeyerek korkup kaçtıkları ve şikayetçi oldukları anlaşılmıştır.
2. Araçlara ait görüntülerin bulunduğu CD ve olay yeri tespit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanığın soruşturma aşamasında katılanın aracına önünü kesmek için çarptığına dair ifadesi, katılan ve olay tanığı arkadaşının sanık tarafından araçlarına çarpılarak sürüklendiklerine dair beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay
bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Yönünden
Katılan ve tanık beyanı, araçlara ait görüntülerin bulunduğu CD, olay yeri tespit tutanağı ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Temel Cezanın Fazla Belirlendiği Yönünden
Hakim her somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde sayılan hususları göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirleme hakkına sahiptir. Yargılama sonucu kurulan hükümde suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesi uyarınca temel cezanın takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
C. Lehe Yasa Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla mahkumiyeti bulunduğundan, kararın kesinleşip suç tarihinde silinme koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/5 ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, seçenek cezalardan hapis cezası seçilmiş olup, aynı Kanun’un 50/2 nci maddesi de gözetilerek sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının 50 nci maddesi uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiş olup lehe yasa hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacakları değerlendirildiğinden bu yöndeki temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
D. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2022 tarihli ve 2021/752 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.