YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10192
KARAR NO : 2023/58
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
KARAR : Mahkûmiyet
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 10.12.2013 tarihinde işlediği iddia edilen nitelikli hırsızlık suçundan 28.01.2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar kesinleşmiş ve denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hüküm 23.03.2021 tarihinde açıklanmıştır ve bu hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231 inci maddesinin 5 inci fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” denilmektedir.
Kanun’un amir hükmü ve Yargıtay’ımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-ü nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.
Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince;
5271 sayılı Kanun’un sistemine göre, 223 üncü maddede belirtilen nihai hükümler (mahkumiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler.
Olağan kanun yolları istinaf ve temyizdir.
5271 sayılı CMK’nın 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
Ancak;
İstinaf Mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1 inci maddesi uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’ndaki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler.
Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 23.03.2021 tarihinde, yani Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hükmün açıklanması nedeniyle, karar tarihi itibariyle bu hükmün istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin istinaf mercii tarafından incelenmesi için dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.