Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3260 E. 2009/5888 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3260
KARAR NO : 2009/5888
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Kumluca İcra Müdürlüğünün 2008/2223 Esas sayılı dosyasından, borçlunun borcundan dolayı davacının ev eşyalarının 29.08.2008 tarihinde haczedildiğini, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasının kabulü ile söz konusu haczin kaldırılmasını talep etmiştir
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun ev adresi olarak tesbit edilen ve haciz sırasında komşu daire sakininin teyid ettiği adreste yapıldığını, davacı 3.kişinin borçlunun birlikte çalıştığı ortağı ve akrabası olduğunu ve mülkiyet belgesi sunamadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu eşyaların borçluya ait olduğu anlaşılan ev adresinde ve zilyetliğinde haczedildiği, dinlenen tanık anlatımlarının davacı iddiasını kanıtlayıcı nitelikte bulunmadığından bahisle davanın reddine ve alacaklı yararına haczedilen malın değeri üzerinden %40 oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. İİK.’nun 97/3. maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.’nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına rağmen teminat belirlenmediğinden davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.’nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan kabule göre de, tazminat matrahı olarak takip konusu alacak miktarı ile haczedilen mal değerinden hangisi az ise onun esas alınması ilkesi karşısında dava konusu olayda, daha düşük olan hacizli mal değerinin esas alınması gerekirken takip konusu alacak miktarının esas alınması doğru değildir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK 438/7. Maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.nolu bette açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan “haczedilen mallar (26.000TL) üzerinden %40 oranında inkar tazminatı ile davalı alacaklıya karşı yükümlü tutulmasına “sözcüklerinin çıkartılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15.60.-TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 1.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.