YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/715
KARAR NO : 2009/838
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
MAHKEMESİ : Sarıyer Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı… vekili ile İflas İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı hazine vekili dava dilekçesiyle, davalı borçlunun yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı … Tekstil Sanayi A.Ş’nin vergi borçlarından dolayı takip yaptıklarını, şirketin borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle davalı …’ın davaya konu dairesini diğer davalı…’a düşük bedelle vergi borçlarının ödememek için satılmasına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı… vekili cevap dilekçesiyle, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … iflas idaresi dava açma hakkının iflas idaresinde olduğunu, davacı kısmındaki ibarenin kaldırılarak iflas idaresinin yazılmasını ve davaya konu satışın iptal edilerek müflisin malvarlığına dahil edilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bozma doğrultusunda iflas idaresine tebligat çıkarılmış ve iflasa dair karar getirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı… vekili ile İflas İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak tasarrufun iptaline yönelik olarak açılmıştır.
Davalı … aleyhine görünmeyen ortak olarak takip yapılmış takibin kesinleşmesiyle davalı …’ın dava dışı … Tekstil Sanayi A.Ş’nin borçlarından sorumlu olduğu hususu da belirlenmiştir.
6183 sayılı yasanın 27. maddesine göre, amme alacağını ödememiş borçlulardan, müddetinde veya hapsen tazyikine rağmen mal beyanında bulunmayanlarla, malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların, ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar hükümsüzdür. Aynı yasanın 28/2 maddesinde, kendi verdiği malın, aktin yapıldığı sıradaki değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler de bağışlama niteliğinde kabul edilmiştir. Somut olayda, davalılar arasında yapılan satışta da bedeller arasında fahiş fark bulunmaktadır.
Ne var ki davalı …’ün 08/12/1988 tarihinde iflasına karar verildiği, kararın kesinleştiği ve iflasın tasfiye işlemlerinin halen devam ettiği dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
İİK’nın 184. maddesine göre iflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer. Masanın kanuni mümessili ise İİK’nın 226. maddesine göre iflas idaresidir
İflas idaresi İİK’nın 187. maddesine göre ise İİK’nın 277. maddesinden 284. maddesine kadar olan maddeler uyarınca iptal davasına mevzu olabilecek bütün şeylerin masaya intikali için lazım gelen davaları açar.
İİK’nın 245. maddesi “alacaklıların masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görmedikleri bir iddianın takibi hakkı istiyen alacaklıya devrolunur” hükmünü içermektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 05/10/2005 tarih ve 2005/7797 Esas, 2006/5579 Karar sayılı bozma kararı sonrası … İflas İdaresi, davaya dahil olmuş ve davacı … Hazinesine bu dava için yetki verilmediğini belirtmiştir. Bu durumda, dava konusu tasarrufta iptal koşulları oluştuğundan; taşınmazın, iflas idaresi lehine iflas masasına kaydına karar verilmesi gerekir.
Açıklanan yönler göz ardı edilerek, yazılı olduğu üzere karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle İflas İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün
BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı… vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı… Türkün ile İflas İdaresine geri verilmesine 27.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.