YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1279
KARAR NO : 2009/3294
KARAR TARİHİ : 18.05.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı olan aracın, dava dışı …’nın yönetiminde iken karıştığı kaza sonucu hasara uğradığını, başvuruya rağmen davalı sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek, müvekkilince aracın tamiri nedeniyle servise ödenen 7.750.00 YTL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sigorta poliçesinde dain-mürtehin olarak yer alan Akbank T.A.Ş. Ulus Şubesi’nin muvafakati alınmadığından davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, … değişikliği yapıldığından Kasko Sigortası Genel Şartları C.2.2. maddesi uyarınca hasarın teminat dışı kaldığını, hasar miktarının fahiş olduğunu ve avans faizi istenemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, dava konusu aracın kasko sigorta poliçesinde rehin … sahibi olan Akbank T.A.Ş. Ulus Şubesi’nin, TTK.’nun 1270. maddesi uyarınca açık muvafakati bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dain ve mürtehin bankaya dava konusu araç ile ilgili kredi borcunun tamamen ödenerek araç üzerindeki rehinin kaldırıldığını belirtip, buna ilişkin ibraname ve rehinin kaldırılması yazısını dilekçesine eklemiştir. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli belgeler araştırılarak, sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Kabule göre, aktif dava ehliyeti (husumet) yokluğundan dava reddedildiği halde, A.A.Ü.T,’nin 6. maddesi uyarınca davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 18.5.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.