YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8312
KARAR NO : 2009/10711
KARAR TARİHİ : 07.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan KİAŞ Gen. Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacılar anne-baba ile kardeşlerin sigortalı …’in geçirdiği iş kazası sonucu ölmesi nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar murisinin ölümüyle sonuçlanan iş kazası sonucu olayda davalı işverenin % 90 davacılar murisinin de % 10 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne ve baba yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları yerinde ise de; davacı … yararına 3.500,00’er TL. manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 7.500,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine;
“1- Davacılar anne ve baba için ayrı ayrı 10.000,00 TL. ve kardeşlerin herbiri için ayrı ayrı 3.500,00 TL. manevi tazminatın 22.11.2003 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan anne ve baba için ayrı ayrı 1.200,00 TL. ve kardeşlerin herbiri için ayrı ayrı 500,00 TL. avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 1.200,00 TL nin davacı anne ve babadan ayrı ayrı, 500,00 TL nin de davacı kardeşlerden ayrı ayrı alınarak davalılara verilmesine,
3-Davacılar tarafından yapılan toplam 31,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 7,00 TL’sının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 1.458,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.620,00 TL harçtan düşülerek kalan 162,00 TL. nisbi harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacılara iadesine, davacılar tarafından peşin yatırılan 1.458,00 TL. nispi harç ile 13,10 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 1.471,10 TL. harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.