Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9719 E. 2009/11253 K. 16.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9719
KARAR NO : 2009/11253
KARAR TARİHİ : 16.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, …’a borçlu olmadığının tespiti ile prim ve borçlarının silinmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere verilen kararın bozma kararına uygun olmasına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 11.10.1983 tarihinden dava tarihine kadar 1479 sayılı Yasa tabi … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 31.10.1993-20.3.2007 tarihleri arasında Bağ Kur sigortalısı olduğunun tesbitine dair verilen karar Dairemizin 25.9.2008 tarihli kararı ile davacının 17.3.1986-24.5.1990 tarihler arasında sigortalılık koşulları bulunmadığı gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bozma kararına uyarak bu defa davacının uyuşmazlık konusu olmayan 31.10.1983-17.3.1986 ve 24.5.1990- 20.3.2007 tarihleri arasında Bağ kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir .
Somut olayda taraflar arasında 31.10.1983-17.3.1986 ve 24.5.1990- 20.3.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık konusunda uyuşmalık yoktur. Uyuşmazlık 17.3.1986-24.5.1990 tarihleri arasında olup bu dönemde de sigortalılık koşullarının bulunmadığından istemin reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlık konusu olmayan dönemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilemesi gerekirken bu dönemler ilişkin tespit kararı verilmesi ve reddedilen dönem açısından da davalı Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğine göre; kural olarak ta davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu olacağından (HUMK. md. 417) mahkemece yargılama gideri ve avukatlık ücretinden davalı Kurumun’da sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacının 17.3.1986-24.5.1990 tarihleri arasında sigortalılık koşulları bulunmadığında bu döneme ilişkin istemin reddine, uyuşmazlık konusu olmayan 31.10.1983-17.3.1986 ve 24.5.1990- 20.3.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden karar verilmesine yer olmadığına
2-Alınması gereken 15.60-TL ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 13.10-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.50-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini avukatla temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 575,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 16.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.